28 Temmuz 2013 Pazar

hastane

organlarını bağışlamış biri, organlarını alan kişi için sadece bir donör oluyor. öldükten sonra bile insanlık yapmayı başarsanız, değersizlik elde ediyorsunuz. bir hiç. allah tüm donörlerden razı olsun diye bir dua hiç bir dinde yoktur. isimsizliğin yardımı kapattığı tek yerdesinizdir. tabi bunlar O' nun varlığı haline göre felsefe yaptığımızda geçerli. yoksa; zaten insanlık öldüğü için öldükten sonrasına denenen insanlığın anlamı varoluşsuzluğundan yoktur.

üstüne
bir de;
hastanelerde bir yakının ölümünden sonra olanlara dikkat ediniz lütfen. zira hastanenin, ilk yaptığı ceset yatağındayken, yakını oradayken, sanki ölümü sembolleştirmek istercesine hastanın odasındaki gereksiz yanan ışıkları kapatmaktır. sanki asıl düşünülenin elektirik faturası olduğunu hastanın yakınları anlamıyormuşcasına. evet, yine ben. insanlık öldü haberiniz yok mu kanalının çalışanı. evet, yine ben insanlık öldü diye haber vermeyi görev edinen, ve evet ertesi : insanlık öldü.

15 Temmuz 2013 Pazartesi

çok değil

Ellerim gece yatısına çağrılmış
ve
telaşsız görünmeye çalışan bir Kafka gibi,
yüzüm giyotine abone

diye yazmış cemal

ben de

ellerim karşında tereddütsüz bir kafka gibi 
diye hatırlamışım

gibiler

boş ver keremi
boş ver mecnunu
efsana bunlar
kafka varmış zamanında
şimdiyse ben varım
senin izinde
daha ne olsun

13 Temmuz 2013 Cumartesi

durum

çok kötüyüm blog. sanki intihar benim hayatım için vazgeçilmez bir seçenek. neden peki ? her şey ilgili mi olmak zorunda ? neyle ? bilmiyorum

rıza

rezalet

29 Haziran 2013 Cumartesi

imza problemseli

bugün ilk defa kitap imzalattım. alper canıgüz'e. aris için. kendime mi ? olmadı. ani gelişti. içimden geldi galiba.     ne yapıyorum tam olarak bilmiyorum.

22 Haziran 2013 Cumartesi

annem demişti (tekrar belki)

annem demişti ki kızlar hadkkında. ki tek dediği şeydir, fazla konuşmam çünkü bu konuları veliciklerimle. ince dudaklı kızlardan uzak dur. evet durmadım. sonuç ortada.