30 Aralık 2011 Cuma

azad

ruhum sen de
madem istemiyorsun
artık azad eyle
nolur

27 Aralık 2011 Salı

sone 43

hayat uyuşturucu gibidir
her gün seni öldürür
ama bir türlü vazgeçemezsin

öznesi ben nesnesi sen

diyeyim ki
nesnesi sen olan her cümle güzeldir yüklemine bakmaksızın.
ve örnek vereyim ki
seni seviyorum. :)

25 Aralık 2011 Pazar

kısa kısa

nar
kar
insan
3 kelime tek anlam
-----------

hayatta en iyi yaptığınız şey sevmekse
vay halinize
bir bok bilmiyorsunuz demek
büyüklerin dünyasında küçük kaldınız demek
çünkü ancak küçükler çok sever
ve büyümezsen
yaşayamazsın
şu bulunduğumuz zamanda
ya da mekanda
---------------

ki bu ben oluyorum
-----------

ileride ne olmak istersin?
mümkünse olmamak...
---------------


kaç defa ?
7
-----------



içmenin de bir lisanı vardır
her yerde anlaşırsın bir ayyaşla
------------


sorma elbette içiyorum şu an
-------------

bu yıl az yazdım gibi gibi
------------


zenne filmini merak etmekteyim
hikaye sağlam oyunculuk da iyi gibi fragmanca
----------


bilir misiniz bilmem ama
kötü film diye bir şey yoktur
-------------

aklımda bir yazı var ama emin değilim
siz bile benim iğrençliğimi kaldıramazmışsınız gibi
--------------


çünkü siz de toplumsunuz
ve ben toplumla kesinlikle alakasızım
nedeni dahi oluşum vb olumlu şeyler değil
nedeni tam bir kaybeden oluşum
ki öyleki artık toplumda
kaybedişlerim kimseyi mutlu etmez
bilirisniz normalde bir kaybeden
bir kazanan da var demektir
ama ben de kazanılacak bir şey kalmadığından
öyküde sadece kaybeden var
karşısında bir kazanan olmadan
kendi kendine
zarı hep bir atan iki tavlacı
ve sonuç
marstır
gezegen olan...
netice de oyun daha başlamadı ki...
-------------------


eee oyun başlamazsa nasıl kaybedersin demeyin
zamanı unutmayın
adımsız kalmak
----------------------


bacakların yokluğuna delalettir
--------------------



öyle ki kısa yazı aslında
uzundur
içte
ve dışta
-------------------


zıtların varlığında
yoktur eşitlik
-------------
bunu daha sonra ayrı bir başlıkta tekrar yazacağım.
--------------


tarih
2012 olmadan
----------------


biter bu başlık.

24 Aralık 2011 Cumartesi

ara

23 aralık hayatıma tam anlamıyla YAĞMUR yağdı.

19 Aralık 2011 Pazartesi

daha çok sevmek

seni sevmekten ölüyorum yaşarken
ama sanma zor geliyor bana
hayattaki gayem oldu seni sevmek
daha çok sevmek...
daha çok sevmeliyim de
zaten,
bulutlara bakıyorum
en güzel buluta
seni hayal etmek için,
şarkılar dinliyorum
haz etmediğim musikiyi bile dinliyorum ki
sırf
seni daha çok düşünmek için,
şiirler okuyorum
binbir şairin
iyisiyle kötüsüyle tüm şiirlerini ki
senin ismini en güzel şekilde anabilmek için,
sokakta geçen
aheste aheste yürüyen her kızı
sanki mümkünmüşcesine
senle karşılaştırıyorum
her birinde kusur buluyorum
elbette sırf sen değilsin diye
seni daha çok sevmek için
yaşıyorum da yaşıyorum
tüm bu hayatı
her türlü pisliğine zorluğuna
rağmen
daha da mühimi sensizliğime rağmen
seni sevmek için
daha çok sevmek için
yaşıyorum
heyhat
sen ve
sana aşık olmak en güzel yol
ömrümü geçirmek için
teşekkürler sana

18 Aralık 2011 Pazar

sen istersin belki.

benden aldıklarını geri verebilecek başka biri yok bu dünyada senden başka
korkma inana bana her şeyi istemiyorum
seni mutlu edenler sende kalsın
yaşama aşkımı verebilirsin bana
belki yani
ama sana lazımsa kalsın sen yaşa aşkla
o zaman inancımı ver bana
sevgiye olan inancımı
hayattaki en büyük inancımı
vermek isterim ama seni sevmem gerek diye
bir bahanen olabilir tabi
o zaman susarım
zorla sevmen beni
yine yıkar sevgi inancını
ben de olmasa bile
o vakit
hayallerimi ver bana
tamam biliyorum sevmeyeceksin ama
zor olmasa gerek
bana bir ihtimalcik vermen
bu da mı zor geldi
öyleyse
öldürsene beni
lütfen
bu da zorsa
beni
her gün öldürmeyi kes


müslüm babadan tanrı istemezse :)

14 Aralık 2011 Çarşamba

gölge

senin gölgen olmak isterdim
en azından beni bırakıp gidemezdin

12 Aralık 2011 Pazartesi

yazdım yazdıım

nefesim nefesinde ölmek isterken ben
şimdi
içiyorum
sensizliğe
elbette midemin izin verdiği ölçüde
sensizlik acısını bile güzelce çekememek mi demeli
bilemedim
kansere meyil belki de benimkisi
ruhen
midenen
bedenen
canen
ıssız diyesim ge geldi şimdi
özlüyorum seni
ve de unutmak istiyorum bir yandan seni
ama unutmak
istemekle olnmuyor hele bir de bu kadar özlerken
belki bir anda
bir bakışta
belki bir son nefeste
olacak
belki de ki öyle gibi
hiç olmayacak
bu unutuş
ve cümle olarak ayrı olarak
sırf anlam karmaşası yaşanmasın diye
bu özlemin sonu
sevdamıızın adı oldu özlemim
sana olan özlemim
arabeske bile bağladım içerken
yazdığım şu saniyede
bir teomanın bazeninde
bir mor ve ötesinin bazeninde
hayır hayır
aylin aslımın bazeninde
heyt
bir bira verin cila vakti geldi
saçmalamaya da başladım
ya
yazmak iyi bir şey
yine de
içerken de
özlerken de
bir tek sevişirken iyi değil
yok iyidir diyen bir bayan varsa
sevişebiliriz
sırf
denemek adına
:)

7 Aralık 2011 Çarşamba

6 Aralık 2011 Salı

dizilerim

1-leyla ile mecnun
2-dexter
3-how ı met your mother
4-behzat ç(ilk sezon finali sinemasal anlamda bile tarihe geçmiştir)
5-south park

bu kadardır.

28 Kasım 2011 Pazartesi

bitirir

piç

bir kadını köpek gibi sevdim
istemedi beni itsin sen diye
birkaç kadın da beni çok sevdi
istemedim hiç birini
bir kadının köpeği olduğundan
sonuçta piç gibi ortada kaldım
piç oldum
piç doğmadım ben
piç oldum kadınlar yüzünden

25 Kasım 2011 Cuma

isterim ki

her şeyin ilk anlamıyla yaşandığı bir hayat isterim
mecazların olmadığı
kötülerin sessiz kaldığı
bir hayat

21 Kasım 2011 Pazartesi

romant

aşk gelip geçicidir
aşk kavuşamazsan aşktır
aşk kavuşursan aşktır
aşk bilimsel açıdan 3 defalık bir şeydir
gibisinden
kişiliksiz bir aşka
mutsuz bir aşkı tercih eden
salaklardanım ben.

20 Kasım 2011 Pazar

haciz memuru ile inen vahiy

haciz memurunun şaşkınlığı çok komik gelmişti bana. ama hak veriyordum bu şaşkınlığa. hacze geldiği evde hiç eşya yoktu ve muhtemelen yüzümdeki bu gördüğün bir yalan değil ifadesini okuyordu. okuduğu için de inanıyordu. ama hacze gelmişti ki benim de borcum çok fazlaydı hayata karşı.
ona sordum; biliyorum. haciz edilecek bir tek ben kaldım. ve yine biliyorum beş para etmem. ama bilmek istiyorum dört para mı ederim bir para mı?
sustu.
sustu.
ve benden de ruhsuz biriNİ görebileceğimi hiç düşünmememiştim dedi.
şaşırdıM anında şaşkınlığımı putlaştırdı.
ben bir para ederim oradan biç fiyatını dedi.
çekti
gitti.
PİÇ.

19 Kasım 2011 Cumartesi

celal tan

dün celal tan ve ailesinin... filmini behzat ç.nin edasıyla izledik. harbiden çok güzel kadın lan. not düşeyim istedim kendim için. suç mu ? :)

16 Kasım 2011 Çarşamba

tavsiyeli mektup

kadın dediğin pırlantaya değer veren bir varlıktır
yani
yanisi abisi
kadın gerçeği değil güzel olanı sever
kadının da ....

how ı met your mother 10.bölüm tavsiyesi ilen :)

6 Kasım 2011 Pazar

...s

dilek kipinde gizlidir aşk. keşke...

keşke

her şey ne de güzel olabilirdi diye düşünmedne edemiyorum.biz çocuktuk ben sana aşık olduğumda, sen beni sadece sevdiğinde. çok mu şey istiyordum. biz olalım derken. biz olalım yine istiyorum, isteyeceğim de. ama biz olsaydık ya. en güzeli olsaydı ya. birilikte büyüseydik. saflığımızı diğer insanlarla kirletmeden, bozmadan... olmaz mıydı. büyüseydik ama çocuk kalsaydık. inançlarımıza sahip çıkabilseydik ya da onlar bize sahip çıkacak gücü bizden alabilselerdi. insanları sevmeye devam etseydik. yardım hayallerimizi gerçekleştiriyor olsaydık. olmaz mıydı? dünya kötü değil güzel lan yaşanası bir yer deseydik. aşkımızla yuvamızı kursaydık, para denen illete burun kıvırmaya devam ederek. çocukca tartışmalarımız tek derdimiz olsaydı. olmaz mıydı? çok mu şey istemişim. olsun şimdi de daha büyük olan biz(yaşça büyüklük sadece) olsak en azından ihtiytarlığımızı güzel yaşarız...

5 Kasım 2011 Cumartesi

ergenentus

her şey olmak mı hiç bir şey mi olmak ? her şeyin tanımına uygun olarak içinde kötülük de olduğuna göre, hiç bir şey olmak daha iyi olsa gerek.

caılzm

kapitalizm insanın insandan vazgeçtiği gün doğdu ve her yeni insanla vazgeçişle bir gün daha büyüyor.

3 Kasım 2011 Perşembe

kanakama yazdım :)

gözler dışında.aferin.iyisin.hoşsun.günahkarsın. bir insan gibi tanrıçasın. ya da tanrıça gibi. hakim saçmalama hakkı verdi bana daha demin. bu yüzden kusura bakma. aferin iysin. gece gibi. geceki ay gibi. kim karar verdi ayın ay olduğuna g...üneşin güneş olduğuna. o zaman gecedeki güneş gibisin. daha şiirsel oldu. en azından. benim nezdimde. gözler dışında. doğal olmak yakışırken sana. neden bir yalan. sanki yalan çok azmşcasna hayatımızda. eleştiri bu belki .ama kalpten. seni bi rçok insandan daha çok seven birinden.belki de en çok. olabilirdi. ama haddim değil. yakışmaz benim gibi bir sokak köpeğine

devam etme hakkı verdi şimdi bana hakim. saçmala dedi. belki bir sona bir ma daha ekledi ama kimin umrunda. seviyorum knakamı ben. ister saçmalar ister mantıkl olurum. belki de hemen yanıbaşında bir kedi. havlayanından. delice mi. soru işaretsiz bir soru ruhsuz bir fahişe midir soru işareti o zaman. bazen kötüsünde. umarsız. ama yakışıyor sana ağzından çıkan bi siktir git lafı bile.

çok mu ağır oldu. sıkıldım galiba ben. belki ben sadece ben seni özledim. farkında bile olmadna ifade ediyorum bunu yazıya kendimi bırakmış bir şekilde. iyi mie diyorum yoksa sadece kötü mü yazıyorum...

bilemiyorum. sarhoş da değilim ha . sadece üşüdüm. ayı güneş sanmak ve altında güneşlenmek hele de ankara ayazında koca bir aptallıkmış. midem öyle diyor. kalbisem şarap.

daha da uzatırım uzatmasına ama ayıp olur. diye susar ayyaşın. belki de içmeye gideceğimden.bilememdim. sakallarımı da kesmem lazım.çok uzadı

1 Kasım 2011 Salı

mutsuluğa ant içmişim
kulağıma fısıldanan

31 Ekim 2011 Pazartesi

kadınlara dair

alıntılar ve bendenizden yorumlar


Her parasız kadın, koca peşinde koşan bir
mâcerâperesttir." (G. Bernard Shaw
) her parasız için değildir elbet ama vardır az çok da olsa doğruluğu.

"-Fin Destanı-)Kadının sözüne, bülbülün sesine pek kulak
asma!" (Kalevala
tehlikelidir bir kadından çıkan güzel ses.

"Kadın: Kaçınılması imkânsız bir kötülük
kaynağı... Vesvese yatağı... Hoşa giden bir belâ... Bir iç tehlike. Gönülleri
avlayan güzel eşkıya. Süslü püslü bir musîbet..." (Hıristiyan Büyüğü, Aziz
Chrysostem)
ee acımasız olmuş ama o kadar da yanlış bir söz değil.

"Kötü kadınlar bunaltır, iyi kadınlar da
sıkar." (Oscar Wilde
) komiktir ama karşısındaki kadına aşık değilse erkek doğruluğu tartışmasızdır.

"Kadınlar, genellikle, ağırbaşlı erkeklere
karşı iffetli görünürler, ama çapkınlara karşı değil!" (Fonvizin
)
bilemem ama mantıksız da değil.

Kadınları çok sevmiş olmanın cezâsı,
onları daima sevmektir." (André Maurois
)
kadınlar değil bir kadın demeli kanımca. bir kadını çok sevmiş olmanın cezasıdır daima onu sevmek.

"Kadın; yılanların en tehlikelisi, zehrinin
ilâcı bulunmaz." (Bhartrihari)

bir kadının ilacı yoktur kendinden başka ya aşkından ölürsün ya da aşkından cennet olursun.

"Kadında hayvan niteliği üstündür. Çünkü
kadın, renge ve kokuya düşkündür." (Celâleddin Rûmî
) bu acımasız olmuş ama doğrudur dersek erkek de hayvanın ta kendisidir.

"Pek az kadın vardır ki, değeri
güzelliğinden ömürlü olsun." (La Rochefoucauld
)
pek az değil bir kadın ve diğerleri vardır ve elbet diğerlerinin değeri güzelliğine endekslidir.

"Aşk ve kadın; bütün öteki fenâlıklar,
cinâyetler bunlardan dal budak salarlar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar

kadın uğrunadır bu dünyadaki bütün ölümler.

Kadın erkeklere zevk vermez, keder verir,
dert verir." (Anatole France
)
kadın kederin taa kendisidir.

"Kadınlar Cehennemin kapısıdır."
(Hıristiyan Büyüğü, Aziz Hieronymus
)
hangi budala bir kadın uğruna günah işlemez ki.

"Kadın kısmı kediye benzer. Sevmek istersen
kaçar, yüz vermediğin zaman yaltaklanır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar
)
kadın kaçanın peşinden gider.

"Dünya, kadınlarla doludur, kadınlar ise
hile ve desise ile dolu." (Gelett Burgess
)
kadın olmasa hile olmazdı. erkek yapsa bile hile kadın uğrunadır.

"Akıllı bir kadın, iki kere budaladır." (Erasmus)
kadın akıllıdır. net olalım.

"Bir kurşunla vurul da, bir kadına
vurulma!" (Faruk Nâfiz Çamlıbel
)
üstüne laf söylenmez.

"Kadınlar mâbedlerde evliyâ; sokaklarda
melek; evlerinde şeytandırlar." (George Wilkins
)
kadın şeytandır demek daha doğru.


"Kadınlarla görüşmeye mi gidiyorsun?
Kamçını unutma!" (Nietzsche)
dövmesi olacak bir gün bendenizde
.

"Kadından azgın hayvan, kadından azgın ateş
yoktur." (Aristophanes
)
kadın da azgındır. erkekler aynı ile sivrilmeyin.

"Kadınlar sade bal değil; zehir tesiri de
yaparlar." (Halide Edip Adıvar
)
kadın baldır ama ölümcül bir baldır.

Erkekler, bilgiç kadınlardan nefret
ederler." (Tennyson)

zeki kadın candır ya.

"Kadın devamlı erkeğin sessizliğinden;
erkek de kadının o ebedî çenesinden şikâyetçidir." (Raif Necdet Kestelli)
ee doğru şimdi.

"Kadının huyu, giydiği elbise ile değişir."
(La Bruyére)

sadece elbise ile değişse iyi.

"Bir kadınla konuşurken ona gülümse, fakat
dinleme." (Ly-Kin
)
bi de hı de.

"Kadın her yerde kadındır. Bir melekle
konuşmaktansa bir erkekle konuşmayı daha çok ister." (M. W. Holmes
)
meleği kıskanır ki zaten.


"Kadınlar, başka kadınlar için giyinirler,
başka kadınların kocaları olduğu için evlenirler, başka kadınları kıskandırmak
için evlerini süslerler. Başka kadınlar olmasaydı, kadınlar ne iyi olacaktı
."
(Paul Corey)
ahahahahaha


"Bir tek kadın cana yakın olabilir, fakat
iki kadının bir araya gelmesi bir fâciadır, çünkü iki kadının, ancak üçüncü bir
kadını fedâ etmek pahasına anlaşabileceğine inanıyorum." (Sacha Guitry
)
sadece üçüncü kadın olsa iyi bir erkek de vardır canına kıyılacak kesin.


"Bir kadının yüreğindeki kötülük, yüzünde
okunur." (Stendhall
)
insan için desek...

"Kadın, köpek ve dut ağacı, onları ne kadar
döversen o kadar kazanırsın." (Thomas Fuller
)
kamçıııı :P

"Kadın, insanın gölgesi gibidir;
kovalarsanız kaçar, kaçarsanız kovalar." (Chamfort
)
kaçan kovalanır lafı bu adamdan demek ki.

"Kadın olsun da bir sözü cevapsız bıraksın,
olacak şey değil; meğer ki dilsizini bul!" (Shak
espeare)
dilsizi de cevap verir paşam.

"Kad
ın nedir ki? Doğanın işlediği bir
yanlışlık." (Congreve)
doğanın yanlışlığı değil ama cezası olduğu kesin.

"Kadın, istenildiği sürece melekten
farksız, elde edildikten sonra da şeytandan beterdir." (Decourcelle
)
kadın hep şeytan.

"Kadın, Cehennemin kapısıdır." (Eflatun)
kadın cehennemin taa kendisidir be.

"Kadının istediği iki şey vardır: Erkeğin
gözüne girmek, kadının gözüne çarpmak." (Franz Werfel
)
erkeği becermek bi de.

"Kadınları güzel yapan Tanrı, sevimli yapan
şeytandır." (Victor Hugo)
ancak böyle kusursuz olurlardı.

"Bütün kadınlar, sönmektense, yana yana
tükenmeyi tercih ederler." (Montherlant
)
bütün insanlık diyebiliriz.

"Kadınlar kendilerini sevenler için değil;
onlara hükmedenler için can verirler." (Halide Edip Adıvar)

öyle kadın için sevilmek beş para etmezdir. kadın anca sevsin gerisi mühim değil.
kadın sevmediğine gururlu sevdiğine iki açık bacaktır da denebilir.

"Her dilde, şiirin konusu zevce değil
sevgilidir. Kahramanı zevce ve konusu evlilik olan hikâyeden daha tatsız ne
olabilir?" (Ahmet Hâşim
)
eh muhteşemlik.

"İnsanın karısı ile geçirdiği iki zevkli
gün vardır: Birincisi, karısı ile evlendiği gün; ikincisi, karısının gömüldüğü
gün." (Thomas İngeland)

acımtırak.,

"Öyle sanıyorum ki, insanın uygar
yapabileceği son şey kadın olacaktır." (G. Meredith
)
imkansızlık.

"Kadınların bizi mutlu etmek için bir tek
usûlleri vardır; halbuki bizi mutsuz etmenin bin bir türlü yolunu bilirler." (Heinrich
Heine)
mutlu etmemek adına nefes alanı da vardır.


"Kadın, üzerinde her şeyin döndüğü bir
vidadır."belki (Tolstoy
)
fahişeler için geçerlidir.

"Hiçbir zaman hem zeki, hem güzel bir
kadına rastlamadım." (Montherlant)

çok enderdir hakikate


"Kadın, erkekten arslan yüreği içinde, kuzu
itaatı ister." (Cenap Şehabettin)
en basitinden şiddete karşı olur ama kendi için kavga eden erkeğe tapar

"Kedi, ağzı şapırdayanın, kadın kesesi
şıkırdayanın yüzüne bakar ve dizine çıkar." (Refik Halit Karay
)
daha görmedim paray aönem vermeyen kadın hele de çağımızda.


"İşte kadın! Ne olurdu ellerine düşmeden
kollarına düşebilseydik." (A. Birce
)
en şaircesi...

"Bir kadının sevgilisine söyledikleri,
rüzgârların ve hızla akan suların üzerine yazılmalıdır." (Catuli)

kadın günahlarını meşrulaştırmak için konuşur da konuşur hatta her defsında aşık olur. kendi ile yüzleşmez. kendi hep melektir çünkü asla şeytanlık yapmaz asla şehvete kapılmaz asla birini üzmez hatta bu uğurda ilk defa aşık da oldum der erkeğinin altındayken daha önceki erkeklerini unutarak(burdaki altlık sadece cinsel manada değildir.)ve söz verir sonsuza dek mutluluğa dair. ama söz sadece laf kalabalığıdır uğruna vicdani rahatlıkta.

"Her kadın ağlayıncaya kadar haksızdır,
ağlar ağlamaz hak kazanır." (Haliburton
)
ağlayan kadın kadar üzücü bir şey ypoktur bu dünyada.

30 Ekim 2011 Pazar

özlüyorum

bir kadın değil
bin kadın bile
adı sensizlik
kokusu sensizlik
tadı sensizlik olan
acımı hafifletemez

25 Ekim 2011 Salı

ilintili

galiba çok bencil ve kötü biriyim
ya da sadece hastayım

21 Ekim 2011 Cuma

sen adı

mutluluğun sözdizimini yazmak zormuş

19 Ekim 2011 Çarşamba

erd

yeni bir sayfa
rengi masumiyet

12 Ekim 2011 Çarşamba

acı gerçekler

denebilir ki bir kadının gözyaşı
gerçek timsah gözyaşıdır

10 Ekim 2011 Pazartesi

cümle

güneşe bir doğum
du
cümle yaratmak
bir kalem
den
akan
kan
da

AŞK

sırra kadem
bir ışık ayda
iken
bulutlara
seni fısıldamak

ansızın
neyden
mey şişesi
ne

AŞK

sudaki kız
sen
aydaki prens
ben
küçüğün
den
kalbi büyüğün
den
aşka
şaşmaktan
çıkan şapka
dan
içilen
şarapta
birer yudum
olan
biz
biz
sadece

AŞK

kelimeler
de de
nefes alır
bazen
ay dede
ve bizi
anlatır
bir masal dünya
ya
unutulmayalım
diye

AŞK

kesilen bir ağacın
hüzünlü
çağrısında
doğanın
yeni fidanı
olan biz
bülbülden
afgan gözyaşın
dan
akar
dık
sonra

AŞK

yabancıların
ilk öpücüklerin
de
sevişirdik
bazen
de
yüreğimizde
farsçayla

AŞK


ve
gökkuşağının
tüm renklerinde
de
turuncuya
çalardık
zaten
görmezdi bizi
bir kim
se
de

AŞK

bazen
de
kumsalda
sayılan
kum tanelerin
den
rüzgarla
uçan kumlar
dık
okyanus
a
kalbe
sana

AŞK

dönüp
dolaşıp
anla
çocuk olurduk
da
tekrar
aşık
olurduk
birbirimize
bir umut
hayaller
de


AŞK

9 Ekim 2011 Pazar

rutkay aziz

rutkay aziz
zaten sevilesi sayılası insandın hep de öyle olacaktın
ama şu antalya film festivali konuşman var ya
her baba yiğidin harcı değil
saygının ve sevginin daha da arttığı insan.
büyüksün.

2 Ekim 2011 Pazar

OoOo

ama O çok güzel. koskoca üniversitenin en güzel kızı bana göre. ve daha iletişim bile yok ortada çünkü bendeniz utangaç bir insanım da :) keder kader

25 Eylül 2011 Pazar

başladım ki

Le Monde'un Yüzyılın 100 Kitabı listesi bu aralar buradaki tümn kitapları okumaya başladım ama yavaş ilerliyorum çünkü buradan bi kitap türk bir başka yazardan kitap bir şiir kitabı vvsvs şeklinde gidiyorum. aslında sorun şu dışarı çıktığımda birini bekleyeceksem eğer kitapçılara gidiyorum (zaten ankarada genelde konur ya da karanfil dostta buluşurum arkadaşlarımla-ki konurda buluşmak daha iyidir hep boş olur.çünkü konur dostu bilmeyen çok ankarada, inanın bana. her gün önünden geçip bilmeyen bile var.) neyse arkadaşı beklerken vb. boş vakitlerde kitapçılara gitmem büyük sorun çünkü kitap almadan çıkmıyorum asla. bir kez bile olmadı. misal bugün georges perec in bahçedeki gidonları kromajlı pırpır da neyin nesi ? kitabını aldım.97 sayfalık bir kitap. dün kafkadan davayı almış ve daha başlamamıştım halbuki. bir de aslında aklımda georges perec den kayboluş varken. neden bunu aldım peki çünkü ne dostta ne imge de bunu görmüşken bugün tunalı dienar da tek başına görünce başkası almadan alayım diye alıverdim. ayrıca konusu da çok güzel geldi. neyse bakalım hayırlı olsun.

23 Eylül 2011 Cuma

zaman

zamanın tek boyutlu olduğunu nasıl bilebiliyoruz. zamanın sonsuz boyutlu olmadığını kim söyleyebiliyor. belki de sadece bizim zekamızı aşan bir durumdur bu zaman denen şey.

22 Eylül 2011 Perşembe

kkkkkkk

bu aralar hiç bir şeye hiç bir şey

ceva

kader demekle mi yetinmeli dediklerine... bilmiyorum
bildiğim bir şey varsa şayet;
gözlerindeki ışıltıyla gözlerime bakman bile
bir an için olsun unutulmazımı yaşatman bile
bana yeter
hayatımın son anına kadar,
içimde sürecek mutluluk için...
ama yine de kefen olur bana
sana yaptığım hatalarımın ızdırabı

19 Eylül 2011 Pazartesi

çılgın aşk

yaz düşerken okulun bahçesinden geçen kadın
ayaklarının ucunda yürüyordu
umutsuzluk gözlerimden bulutlara akıyordu
ve bir el çantasında benim düşüm olan toprak vardı
ki sadece tanrının vaftiz anası koklamıştır onu
uyuşukluklar tüm benliği ile ciğerlerimde yayılıyordu
doğuştan körebe köpekte
iyiliklerin ve kötülüklerin geldiği yer
genç kadın onlar tarafından dolaylı ve sadecekötü bir biçimde görülebilirdi
ve
ben o grek ateşini görüyordum
ya da düşünce dediğimiz siyah fon üzerindeki beyez eğriyi
masumluk onda doğuyordu çevresine ise balo veriyordu
arşınladığımız tüm karanada
ve güneş batmıyordu her rengiyle dalgalanan saçlarında
ve güneş sadece doğuyordu ona bakan gözlerimde
gölgesiz kadın diz çöktü karsa
artık dünya eski dünya değildi
posta güvercinlerinin yardım öpücükleri yoktu
aklımda güzelliği akıyordu göğüslerine
bakmaktan yüzümde kırmızı elma yetiştiren
karanada da kız kulesi doğuyordu deniziyle
ve pencereleri samanyoluna bakıyordu
ama ansızın gelenler yüzünden delirmeye yüz tutuyordum
hayallerimin gibi yüzüyor sanki
ve aşkta ilk seni seviyorumu söyleyemeyişimi
kaderimizi kurban edecek kadar içselleştiriyor kadınım
bense andre breton gibi
duygusal gücün oyuncağı oluyorum
ama güneş yanıksız teninden çiçek kokuları
bir akşam kalabalığın yanında
sevgiyle
hoşgeldin léonum dediği anda...


andré breton'un çılgın aşk kitabından ayçiçeği şiirinin çoğuluk ve düzeni aynı olmakla beraber bazı imgelerle kendimce yorumlanmış hali. kendimden kendim için kendime.

18 Eylül 2011 Pazar

seni bana yazmışlar

seni bana yazmışlar dizisi ne güzel dizidir. izlemeye sırf yeliz kuvanc nın turuncuya benzerliğinden başlamıştım. hoş hala güzel gelmesinin sebebi de bu. bazı mimikleri, konuşma tarzları, soru soruşu, dudak bükmesi o kadar turuncu ki sadece onu izliyorum. saçmalığın daniskası.(kullanmayalı uzun zaman olmuştu beah)
neyse bu yazının sebebi ise başrol karakterlerden zeynep'in mehmete söyledikleri
senin yanında kendim gibi olabiliyorum. ya da insan kendi gibi oluyor filan.
bu cümle turuncu tarafından bana da aks ettirimiştir.
peki sorum şu?
bu önemsiz alelade bir cümle midir?
yoksa az da olsa değeri var mıdır?
yani gözümde büyütmeli mi ?
yoksa herkes için herkese söylenebilecek sıradan bir laf mıdır?

kamçı

kadın denen varlığa güvenmemeyi bir kez daha öğrendim...
pekiştirdim mi demeli yoksa.
o zaman nietzsche abimizin lafını unutmamalı

Kadınlarla görüşmeye mi gidiyorsun? Kamçını unutma!

16 Eylül 2011 Cuma

insanlar

hayatıma giren herkes hayatımdan bir şey çalmaya geliyor sanki
dostluk
aşk
inanç
aklınıza ne gelirse

16sına

şaşkınlık

15 Eylül 2011 Perşembe

denklem

aşk zaman karşısında üstün gelebilmiş, doğanın tek harikasıdır
yokluktan varoluşa geçişte ve varolşutan yokluğa geçişte değişmeyen değişmeyecek olandır.
bildiğimiz ve bilmediğimiz bütün denklemlerde olan = ifadesidir.

gibi gibi bakış açıları

10 Eylül 2011 Cumartesi

mutsuzluk yararlıdır tezi üzerine

mutsuz olmanın da iyi yanları vardır
misal düşünerek yaşamayı öğrenirsin
öyle içinden geldiği gibi davranıp kendini salak durumuna düşürmezsin
birini özledin diye hata yapmazsın
daha da mutsuz olma ihtimalin yoktur yani
ya da mutluluğu kaybetme korkusu...
nasor
ölüm bile önemsizleşir
kendi ölümün değil bahsettiğim
sevdiklerinin ölümüdür bahsettiğim
çünkü bilirsin
onlarla yakında buluşacağını
mutsuzlukta da olsa dahi...

8 Eylül 2011 Perşembe

notalar

ya mutsuzluk resitali hiç bitmezse
cehennemde bile sürecek olursa
sus
do fa fa mi re do la fa fa mi si si fa
siktir git be
sol kulağım da sonsuza kadar işlemeyecek ya
mutlaka sağ gibi vefat eder
do fa fa mi re do la fa fa mi si si fa
ama yetmez
vicdanım da ölmeli
iç sesim
a
a
a
a
a
aa
a
a
a

a
a
a
aa

a
a
a

bay hiçkimse

izlenmesi gereken filmlerden.
biraz uzun tutmuşlar ama olsun
ben çok sevdim valla

özellikle unutuluş melekleri yaklaşımını
artık dudak üstü izine her dokunuşumda bir gülümseme sebebim var
ve de vaolan bir bakış açım daha da netleşti
bu yaşadığımız boyutta belki turuncu ile
sırf bir şeyi yanlış söylediğimiz için biz değiliz
ve ileride bir başkası ile biz olup mutlu olacağız
ya da yalnızlığımla mutsuz
bunu bilemem ama önemsiz
çünkü ben
şunu biliyorum
başka bir boyutta
geçmiş ya da gelecekt
turuncu ileyim
ve de mutluyum
belki bunu gülerek okuyorumdur da
kim bilir!!!

not: kari rueslatten djnleyjnjzjz djnlemeyenlere djnletjnjz

not2:
hayat bjr j djr

1 Eylül 2011 Perşembe

eylül ayını bir çok insan sever ama neden? ki ben de bu gruba dahilim.
merak ediyorum acaba takvimler olmadan önce yaşayan insanlar da eylül ayını sever miydi ?

31 Ağustos 2011 Çarşamba

hayat ölüm 1 km demiştim ya(01)

bu arada açılma rekoru kırdım kendi çapımda 1 kilometre. açıkası bu açılma gece oldu ve de çok olaylı oldu. bunla ilgili hem içimdekileri yazabilirim hem de gerçek dünyada olanları fakt buna daha hazır değilim. pek de yüzmek adına yapılmış bi hareket olmadığından. bir gün sarhoşken yazarım galiba. değil mi ? ne içsem acaba o gün. yüzdüğüm yer ise dikili çardarlı mı çavdarlı mı neymiş 1 km ölçümü de polis kaynaklı. daha uzun ya da daha kısa olabilir ama abartma hakkımı bu yazı için egosal kullanırsak daha fazla idi. ha 1km elbette dünya rekoru değil ama kişisel rekorum olduğu aşikar ki nefes problemim var ne yazık ki :(

liklik

dinginlik
fırtına öncesi sessizlik

27 Ağustos 2011 Cumartesi

dikili

hayat e ölüm tuzlu bir su tadına belki biraz çağımızın kirlenmiş tadıyla.ve benim şimdi bulunduğum durum ise; sevdiğim aşık olduğum kızın zaman denen dehliz de boğulduğu,benim de onunla beraber bittiğim ama yaşamaya fiziken devam ettiğim bir hayata sahip olmam. sanki bir bekleme odasındayım. durumu sizler için daha da netleştirelim.
gözlüklerimde iki damla kan ile dökülen saçlarımın ortasındayım. tamamen beyazbir odada. beyazın iç açıcığı kadar mide bulandırıcılığı da vardır.(bildiğiniz ya da bilmediğiniz üzere. pek de mühim değil ( ya ya)
mide bulantımın eşliğin daah da neteştirmek gerekse fotoğrafı
odanın dört duvarı yok. yani aslında bir koridor burası.? sonsuzluğa uzanan iki uç...belide sonsuzluktan bir eksik de odayı tamamlaya duvarlar vardır. zaten yoksa başta anlatım bozukluğu yağmış olurum . bu yüzden kalan duvarların varlığından umutluyum. (umut fakirden önce yazarın ekmeği idi. ki zaten yazarlar da hep fakir olmuştur.)
yazının öfkeli olmasını planlayarak başlayan bendenizden dolayı öfke olmalı düşüncesi doğrultusunda öfke kısmına geçmekteyim:
işteee geliyor....
gözlükler...
iki damla kanın var olmasının düşsel gerçeği...
bu koridor görünümlü sonsuzluktan bir eksikte tamamlanan odanın rutini.
geceyarısı kan banyosu yapılmasıdır.



devamı vardı ama gitmiş....dikili 2011

23 Ağustos 2011 Salı

alıntımısyon

lütfen başa sarın filminden

nasıl aşık olduğunu anlarsın ?
eğer kafanda biriyle 20 dakika konuşuyorsan ona aşıksındır demek... :)

21 Ağustos 2011 Pazar

sonsuzluğun nezdinde

göz yaşlarında rüzgardım
özgürdüm
senin hayalinle dünyayı dolaşırdım
şimdiyse...
bırakıp gittiğn sahilde bir kayayım
sonsuzluğun nezdinde
belki bir gün dönersin diye..

anlaşma

ne yapıyorsun dedi
güzel kız
ben de
insalara sarılmam sadece sarhoşlara sarılırm
ve az önce köpeğimin su tabağına viskimden koymuştum dedim.

mesafe

hayat ve ölüm arasındaki mesafe sadece 1km imişdir.

12 Ağustos 2011 Cuma

5 yıl oldu sevgili

pazartesi tatile gideceğim uzun zaman oldu be yüzmeyeli .) açılma ve dalma rekorları kırmayı planlıyorum. saygılar .)

7 Ağustos 2011 Pazar

loca

tt arenada loca sahibi olmak istemem çok mu egoistçe? acaba locaya ortak girilir mi? bi hafta sen gidersin diğer hafta ortağın filan olamaz mı? olabilir :)

6 Ağustos 2011 Cumartesi

parça parça gerçek

ortada hiç bir zaman yanlış anlaşılacak bir şey olmadı.
her şey hep netti
hatta orta da bir şey olduğu bile şüpheli ya
ama işte benim mümtaz kalbim ve de kendine ait kişiliği ile beynim
her şeyi yanlış anlamak istedi
aslında bir tek şeyi
onun beni asla sevmediği gerçeğini
öyle yalanlarla bu gerçeği kendimde başka bir gerçek yaptım ki
kişilik bölünmesi bile yaşamış olabilirim
hayali bir ben
hayali bir aşk
hayali bir roman
veya da içeriği aşk olan bir şiir kitabı
(sanki başka bir şey olabilimişcesine)
da ortaya çıkmış olabilir
bilemiyorum
belki de sadece gökyüzündeki bulutlar aslında hiç yoktu
hepsi birer hayal ürünüydü
senin benim onun
ya da
o rus bunun çocuğundaki kelime espirisinin
kabul et ilk duyduğunda sen de gülmüştün
haç çıkarmana gerek yok
ama bir amin diyebilirsin mübarek ramazanda
ve evet bulular yoktu
onlar sadece
bizim aptal beyinlerimizin
boş konuşma balonlarıydı
ve içi asla dolmadı
çünkü kağıtlara inanıyor ve
kağıtlara buluları yazıyorduk
işte böyle bir bölünmeden bahsediyorum ben
işin ilginci şu an ben bir kağıda yazmıyorum
sen de bir kağıdı okumuyorsun
yani ortada bir kağıt yok
ve de bulut kelimesi sadece kelime
çünkü şu an bu yazıda bulut gözükmüyor
dur
bekle
her zamanki nefeslerinden biraz daha uzun bir nefes
al
çünkü çok saçmaladım toparlamam lazım
neden saçmaladım peki
basit
çünkü bir gerçekle yüzleşme aşamasındayım
ve o gerçek
gerçekten çok acı bir
gerçek
acı acı kırmızı biberden bile acı
ve ben bildiğin üzere acı sevmem
çiğ köfteyi bile acısız yerim
acı gerçekse
taaa en başta belirtiğim gibi aptal
(aptal benim hemen alınma güzel insan)
o beni hiç ama hiç sevmedi .(
lanet olsun(elbette bana lan o beni sevmedi diye kötü olamaz ki)

okumasan da olurlardan

bu blogda hiç yazmadım ama yazmadan edemeyeceğim bir şey öğrendim bugün
alışveriş
nedir öğrendiğim peki sezonda alışveriş yapma, git sezon sonu al indirimden güzelce yararlan. lan ne işmiş yav. şaşırdım valla. geçen kış bir arkadaşımla zarada bir şeyler beğenmiştim.(yanımızda bir kız vardı o düğün için bir şeylere bakarken biz erkek reyonuna bakıyorduk-yoksa hiç sevmem alışveriş yapmayacaksam bir şey bakmayı) neyse beğendiğim şeylerin fiyatı 1milyarı bulmuştu. altı üstü bi mont bi kazak bi ceket bir de ayakkabı idi. haliyle beğenerek nah alırım lan ben buları diyerek çıktım.(ki zara bildiğim kadarı ile uygun markalardan) neyse bu geçtiğimiz ay zaraya gittim yine. ama tatil için şort vs bakıcaktım. bi baktım beğendiğim her şeyin fiyatı düşmüş. örnek 120lik kazak 25. haliyle oha dedim. iyi ki almamış .) ve ne yaptım hemen 4 farklı kazak aldım. görmemişlik galiba dimi. ama nabayım. şortları da daha ucuz biyerden aldım. güzel oldu. bana ilginç geldi yani. :) neyse saygılar.

30 Temmuz 2011 Cumartesi

önemlidire ek.

şu önemlidir yazısı iptal oldu. annem blogu öğrendi korkusu ile girilmişti. öğrenmemiş anladığım kadarıyla. :) neyse afola.

not: doz süper insan sen de istersen davet et diye yorum yazmışsın ya çok güldüm ya seni davet etmeyen ölsün.

günün kelimesi ile garip sadece garip

solcu duyguları olan(muhtemelen genetik) sağlam bir kapitalistim. bu da çok rahatsız edici. inanılmaz çelişkiliyim. düşüncelerim duygularım bir yanda hareketlerim bir yanda. bu durumda kendini inanılmaz yargılayan bir yapı da cabası. ve sonucunda kendinden nefret etmek. bencilim tembelim ama bir yandan da annemden geçtiğine inandığım muazzam bir duyarlılık sahibiyim.. bir yandansa babamdan geçtiğine inandığım ani ve sert kararlar verebilme özelliği.ve ikisinden de geçtiğine inandığım ya da öğrettikleri her şeyi evrensel düşün insan hakları vsvsvs boku. tamam da abicim hayat böyle bir şey değil ki diye isyan eden bir yan da yok değil. bir yandan deli gibi para kazanıp insanlardan üstün olma isteği(sanki mümkünmüşcesine-para değil üstünlük-ya da en azından para ile üstünlük) bir yandan okul bitince iki yıl afrikaya gidip insanlara yardım etmek isteyen bir ben.sonrası allah kerim. bir yandan her gün tanrı felsefesi yapan ben, bir yandan küçüklüğümden alıştığımdan dua etmeden uyumayan ben. bir yandan deli gibi aşık ben,bir yandan her erkek gibi ya da insan gibi sadece hayvani duygularıyla hareket eden ben. işin en kötüsü ise bunların hepsini her gün 24 saat içinde yaşayabilmem. bu durumda ergence ben kimim diye sorduğumda da kendime, kendimden alabildiğim tek cevap beş para etmez, kendinden ölesiye nefret eden bunun neticesinde de diğer insanları (en azından) sevmeyen birisin oluyor. acınası bir durum değil mi?
bu durumda bütün kafa yapan ne kadar şey varsa onları sevmem normal değil mi?
en azından düşünmem duruyor. her şeyi her açıdan düşünmek? bazen gerekli olsa da her an olması ölümcül bir hata diyebilirim size. eğer(her şeyi her açıdan düşünmek) siz de böyle olduğunuzu düşünüyorsanız ve de kendinizden nefret etmiyorsanız emin olun her şeyi düşünseniz de her açıdan düşünmüyorsunuz demektir. diyeceksin ki sen altı üstü iki seçenek yazdın. bunlar genel durumda bir anlık düşüncelerdi sadece. daha da sayabilirim. başka benler başka düşünceler başka yanlar vs ortaya çıkartabilirim. ama ömrümü an be an yazmam gerekir. tuvalette sadece şu yazdıklarımı düşünebilmem benim için gayet normal bi durum.yoksa herkes de böyle mi? eğer böyle ise herkes biraz rahatlarım da o zaman ben neden bu duruma alışamadım diye kendime yine kızarım. yazı biraz yavaşladı dikkat ettiniz mi? çünkü başta öfkem vardı ve öyle hızlıca yazdım şimdi ise öfkemi açıklama gayretindeyim. birazdan da gülmek için scrubs izleyeceğim. işte bu yüzden de yaşadığımıza kanaat getirmekteyim ben. evet hayatı yaşıyor olmamızın tek açıklaması bu. yüzyıllarca insanlar boşuna varlık,din vsvsvs felsefesi yaptı. işte ben size cevabı veriyorum. bu değişkenlikler için yaşıyoruz sadece. kendimizde bile olsa hesaplayamayacağımız değişkenler için. ve kusursuz olmadığımız sadece insan olduğumuz için. yoksa biz de tanrı olurduk değil mi?

25 Temmuz 2011 Pazartesi

ben ben ben evet ben

bendeniz herşeyinizin içindeki hiç bir şeyinizim
ve herkesin içindeki hiç kimseyim

23 Temmuz 2011 Cumartesi

mor

elveda sevgili
kaçıncı elvada bilmiyorum ama
son elveda
yeri geldiğinde
bilmeli herkes gitmeyi ya
işte ben de gidiyorum
elveda sana
turuncu saçlarına
ama yine de
hayatında bir figüranda olsam
sahneden seyirciyi selamlamadan
inmek istemem
saygılar seyirciler
sevgiler seyirciler
size de elveda...
hayatınız mor olsun.
AMA VİTAMİNSİZ TIRTILIN MAVİ OLSUN .)

albeni

kıyafetsiz bedenlerimizle her birimizde çirkinlik var
daha beteri yalansız düşüncelerimizde ise iğrençlik var

18 Temmuz 2011 Pazartesi

...

because ı am flying for to die

11 Temmuz 2011 Pazartesi

önemlidir

blogu 1-2 hafta süre sonra herkese açık halden gizli hale getireceğim. sadece davetliler okuyabilecek gibi olacak. bazı özel sebepler var. tabii siz 59izleyicimle yollar ayrılsın istemem. ama bu olayı da tam çözemedim. galiba mail adreslerinize davetiye yollamam lazım. kaçınız bu yazıyı okuyor bilmiyorum. ama haberiniz olsun da istedim. eğer size de uyarsa adreslerinizi verin de davet yollayayım bazılarınızın gizli filan ya. neyse işte habersiz olursa ayıp olur diye düşündüm. saygılar sevgiler.

28 Haziran 2011 Salı

raziye

başka günlerde
başka zamanlarda
bensiz
olduğun bir hayatında
çekilmiş fotoğraflarda
yanında figüranlarla
olduğun bir dünyada
nefes almaya çalışıyorum
ikimizin aşkına
nefes vermek için


anla artık
ciğerlerim tükenmeden beni
bensiz hayatınla
öldürme biz olan hayatımın günlerini
gecenin ve gündüzün birbirini düşman gibi kovalamasından
son kez bir sol duyucağım günü beklemekten
yoruldum
ihtiyacım var sana

gel gel ki
sussuz dırdırcı raziye teyze
evlen demesin bana
ayyaş ayyaş yaşamayı bırak demesin bana
gel gel ki
görsün tüm komşular
yaşamak neymiş

27 Haziran 2011 Pazartesi

unutmaa

ben meursault değilimdir.olamam.istemem

alıntıdır.

yüz defa okunur.

"babamın öldüğü gün birine aşık olmuştum.
bazen öyle olur, her şey üst üste gelir.
polis olmasaydım katil olurdum.
çünkü sahici bir sarsıntı sahte bir dengeden iyidir.
binlerce ceset, binlerce katil ve bir evlilik gördüm.
seni intihar ettiğin gün tanıdım kızım, seninle o gün barıştım.
şimdi sadece geceleri yapayalnız ve yalınayak anlayabildiğim şeyler var.
şimdi benim de yalanlara inanmaya ihtiyacım var, tüm çaresiz insanlar gibi, dağılan bir okul gibi.
acılarımız da birbirine benziyor artık kızım, birbirine benzeyen parmaklar gibi ama herbirinin eşsiz bir izi var.
bazen gözlerim doluyor karanlıkta. ama fısır fısır konuşmaya başlıyorsun yine kulağımın dibinde hiç susmuyorsun, ağlamama asla müsade etmiyorsun.
her şey affedildi babacık diyorsun.
hiç ayrılmayacağız diyorsun.
keşke hep yanımda olsaydın diyorum öyle konuştuğunu duyunca.
bu kış çok kar yağar belki beraber kayboluruz diyorsun sen bana.
ama kar taneleri birbirine benzemez ki kızım.
cesetler de benzemez.
ama bir cinayet başka bir cinayeti hatırlatır her zaman.
koşan atlar, düşen atları hatırlatır.
yağmur yağar, durulur, tekrar başlar.
yanlış yolda yürümek, doğru yolda beklemekten iyidir.
beşikten mezara kadar.
karanlıkta herkesle çarpışabilir insan.
yalan mı söylüyorum sana? affet beni kızım, affet.
bir sürü doğru söyledik ama hiç burnumuz kısalmadı ki kızım."

emrah serbes.

26 Haziran 2011 Pazar

gece güneşi

babası öğretmendi
annesi hemşire
rengi turuncuydu
güzeldi
o kadar güzeldi ki
geceleyin görünen güneş gibiydi
aşık olmamak namümkündü
adına şiir yazmamak imkansızdı
gece güneşimdi
ama hiç doğmadı
ama hiç batmadı
hep bana
sadece bana
gözüktü ana an
bu yüzdendir bu kadar kıskançlık
bu yüzdendir bu kadar şizofreni
bu yüzdendir kendimi öldürmem

final ç

behzat ç ne final yaptı lan
ebemi sikti deyimi cuk oturur yani :)
öyle bir final yaptı ki seneye devam ederlerse
kendilerinin bile aşamayacağı
tarihi bir final oldu.
bu yüzden dizi bitmeli
ama severek de izliyoz of anam of :)

24 Haziran 2011 Cuma

parlaklık

bir mahvoluş öyküsünde
bir tutam parlaklıksın
geleceğe
olacaklara dayanma sebebisin
ve bir ricam var senden
parlamaya devam et lütfen
bir gün yakalayacağım seni
unutma
ne kadar kaçarsan kaç
sonsuza kadar koşmaya hazırım peşinden

23 Haziran 2011 Perşembe

düşüncecik

genel olarka uzakdoğu hint felsefelerini bilirsiniz galiba. ortak yönleriyle her biri her şeyden, her türlü istekten vazgeçemeye dayalı mutluluk formülleridir. bekleyiş, neyi?, ölümü elbette. ve ebedi oladın edebi başlangıca yelken açış.
olay buydu değil mi? en azından benim algıladığım. doğru olması mühim değil aslında. benim gözümde doğru kokmakta çünkü. bu düşünce değil bu bilgiyi kastetmekteyim şu an.
peki sizce?
seçenek de sunmalı değil mi? diye kendine soran kişiliğimde, her şeyin bi yeteri var mıdır? yani kapitalizm, mutlu son?, neden olmasın. her gün yeterince sevişirsen, her gün yeterince yer, içer, sıçarsan, her gün yeterince seni seviyorum diyip, yeterince sarılırsan birine ve her gün yeterince alırsan bir şeyleri... mutlu olmaz mısın? olursun elbette. kısa olmasının ne mühimi var ki?
hayatın bize sunduğu iki seçenek var...ya da size sadece. anahtar kelimeleri vazgeçiş ve yeterince olan.
belki de en iyisi susmak sadece.belki de en iyisi bir üçgenin 361.derecesi olmayı beklemektir. yeterince ve vazgeçişin ortasında olan o hayali çizgi olmak gibi...

19 Haziran 2011 Pazar

ihanet

arkadaşın üzerinde kokan ihanet en çekilmez olanıdır.hayata küstürür adamı.

12 Haziran 2011 Pazar

durum sonuç

akpnin yüzde elli oy alması
ben demiştim hissi yarattı
ve de bir adet viski kazandırdı bana

onun dışında umrumda değil!!!!

dimi

günahlarımın cezasını çekmekteyim

2+2=4

blog net söyliyeyim benim hayatımda bi bok olmaz
herkes yaşar
leon
içer okur ölür
ben bu gerçeği kabullendim yani :)

olmaz mı ?

zamanın durmaksızın geçtiği
o güzel yüzünde
bir tutam buse olsam
olmaz mı?
küçücük ellerinde
bitmeyen bir sevgi olsam
olmaz mı?
gözlerinin aynasında
kendimi mutlu görsem
olmaz mı?
kalbinde sana bağımlı
laik bir cumhuriyet kursam
olmaz mı?
kahve falında
3 vakte kadar
kısmetin çıksam
olmaz mı?
kısaca
beraber mutlu olsak
olmaz mı?

10 Haziran 2011 Cuma

mavilen

bugün (deniz=mavi) mavi ile karanfil civarında yürürken
bir hatun kişisinin telefonda
sevmek evlenmeye yetmez demesi :)
bizim bunu her harfi net duymamız
on numaraydı unutulmazdı
ve bugün on haziran :)

en güzel uykuya

merhaba güzel kardeşim
nasılsın
bilir misin ilk görüşte aşk yoktur
ne alaka deme
lafımı kesme şimdi
amma velakin
ilk uykuda aşk vardır
yanında yatar kız
izlersin onu
güzel yüzünü
nasıl nefes alıp verdiğini
sıcaklığını
elini yüzüne götürüşünü
uykun vardır ama
uyumazsın
kaçırmak istemezsin
gözlerin açıkken gördüğün rüyayı
sabah güneşinin varlığında bile bitmesin istersin
karşında uyuyan güzelin uykusu
sonsuz olsun istemezsin tabi
kıyamazsın çünkü ona
kıyamazsın çünkü
aşık olmuşsundur bile
öyle işte
ilk uykuda aşk vardır
karşılık meselesi ise
bilinmiyor şimdilik
ama ne önemi var ki
aşk varsa
karşılığa ne gerek
sevebilme ihtimali ile
yetinmeli bazen insan
değil mi?
alnını göğe dayadığında
sevdiği bir yüzü bulutlarda
görebilmeli
çimenlere uzandığında
bir isimle
uyuyabilmeli
daha ne ister bir insan
koca hayatında
neyse arkadaş
ben lafımı ettim
seni dinleyemem
çünkü aşığım
kb
kib
:)

ona bugün istediği bi film vardı aldım
umarım sever :)

9 Haziran 2011 Perşembe

aşk



muhteşem :)

la

bi garibim la
hatta
behzat ç.
deki hayalet mod.

en güzel uyku

hiç uyumadığım halde
hayatımın en güzel uykusunu tattıran
kız

teşekkürler
sana

ileride bir şeyler olur mu bilmem
beni zaten ne yapacaksın ki
ama ben isterim yani
ki isteyeceğimi böyle bir şey düşünmezdim
bilen bilir
ama olsa da olmasa da
farketmez
hayatımın en güzel uykusu olarak
kalacaksın bende
hem de sonsuza dek


not:cidden turuncuya değil lan
bundan sonra bu kızdan blog içinde bahsedilirse aklınızda olsun
en güzel uyku olacak adı.

7 Haziran 2011 Salı

5 Haziran 2011 Pazar

aramak

hayatım o kadar berbat ki
google da
herhangibir
satılık 2.el hayat aradım

4 Haziran 2011 Cumartesi

yıyı

dedeeee hastasıyız
3bnin hastasıyıııızzzz :)

çakallarla dans :)

bence güzellik

güzel kadın bence
boynu ve sırtı güzel olan hatundur
haliyle omuzları da eklemeliyiz.
çünkü
bir kadının en öpülesi yeri boynudur
ve
dünya üzerinde güzel olup da
sırtı güzel olmayan kadın yoktur.
sırt fetişisti değilim şimdi saçmalamayın
da
bitti işte.
ha omuz mu
ee haliyle eklemeliyiz dedim ya ...

cıcı

ölmek bu gece cesaret işi
sen yoksun yanımda
hayallerimde bir silüetsin sadece
yine de zor vedalaşmak seninle
kokun olmadan
yaşamak başka dünyalarda
edebiyatta bile olmayan bir acı

diye

uyandım sana
sabah güneşiyle tek
rüzgara sordum
gelecek misin diye
sessiz kaldı yine
ben kızamadım bile
sabırla beklerim diye
aşığım sana diye
uslu çocuk olursam
belki o zaman gelirsin
diye diye diye

2 Haziran 2011 Perşembe

dedi naber

bu dediğin mantıklı değil ki.
yanlış yapıyorsun bence
dedim
ne var ben de yanlışa özeniyorum işte
dedi
yani bir özentiyim ben de diyorsun
dedim
ee sen de doğru yapmaya özenmiyor musun ?
çoğu insan gibi
dedi
sevdim

1 Haziran 2011 Çarşamba

istememememe

basit
aslında hem de çok basit
basit olan ne mi
tüm mesele
ya da sadece ben
ben de demiyelim
istediğim şey diyelim
ki o da
hiç bir şey
konuşmak istemiyorum
dertleşmek istemiyorum
yeniden aşık olmayı
hele bir de başkasına
hiç istemiyorum
sanki ondan başkasına aşık olma
imkanım varmış gibi olmasını
olsa dahi kabullenmek istemiyorum
dost istemiyorum
sevgi istemiyorum
çünkü karşılığını veremem
kalmadı ki elimde nakit sevgi
kalsaydı bile
ondan başkasına harcamazdım zaten
son bozukluklarımı
kısaca sadece
son günü istiyorum
yaşamamın son gününü
vaktin dolmasını
nasıl dolduğunun ise önemi yok
bir şekilde mutlaka doluyor
ha duvara boş boş bakmışım
ha bir kızla dans etmişim
arada bir fark yok
ve işte en önemlisi
bunu anlamanı istemiyorum
bana hak vermeni istemiyorum
hatta bunu okumuş olmanı bile istemezdim
sadece bitmek istiyorum
ve herkesi kendine bırakmayı istiyorum.

devamı gelmeli(yardım kabuldür)

tek başıma özgür bir hayat yaşamak istemem
yalnız seninle sana mahküm bir aşk isterim

29 Mayıs 2011 Pazar

hegemonya

turuncu hegomonik bir devlet kurdun
üç köşeli komodinimde(m.ü)
sonbahar yapraklarımız birer çizik attı
geleceğime
peygamberler sabrıyla dayanıyorum
elimden alınan
x-y=z denkleminin çözümünün
lal damlatan acısına

28 Mayıs 2011 Cumartesi

lal

gözlerinden lal akıyordu çocuğun
lal dolanmıştı diline
lal bağlanmıştı ellerine
teni lal'e boyanmıştı
her yer lal kokuyordu
çünkü aşıktı çocuk lal'e.

not: a yumuşak a olarak okunsun tabii. çünkü sade lal konuşamayan kişi için kullanıyor.
daha önemlisi lal'e aşık olan ben değilim. lal'i de tanımam ama ilerde tanışmayı umduğum insandır.

güven

bir insana güvenip güvenmemen mühim değildir.
önemli olan o insanın sana güvenip güvenmediğidir.
şayet güvenmiyorsa sana
ondan her şeyi bekleyebilirsin;
elbet bir gün seni arkadan bıçaklayacaktır.

26 Mayıs 2011 Perşembe

24 Mayıs 2011 Salı

hadi bakym

pilli bebek dinleyin dinlettirin...

21 Mayıs 2011 Cumartesi

j

kadınsız iş yaştır. (bir türk kapitalist)

20 Mayıs 2011 Cuma

kimseyle konuşmak istemiyorum artık

19 Mayıs 2011 Perşembe

rüya zaman kabus

onu ilk gördüğümde
güneşin altında parlayan bir güneşti
gözlerine ilk baktığımda
gözyaşları ile yağmurlu bir sabahtı gözleri
bir çocuktu güzel bir kadından çok
korunmaya muhtaç sevmeye muhtaç
rüyalarıma da hep öyle girdi zaten
küçük bir bebek boyutunda
saçları kendi boyundan daha uzun görüntüde
kurabiye tadında
bana sarılarak girdi rüyalarıma
hafif ıslak gözlerle
koru beni leon diye diye
gidelim buralardan
gidelim uzaklara
sadece sen ve ben
biraz da huzur olsun diye diye
bense tüm dünyadan kaçıyordum
insanlardan
meleklerden
canavarlardan
tanrıdan
her şeyden...
onu güvenli bir yere götürmek için
kalbimizdeki ülkeye gitmek için
kimse ona bir şey diyemesin diye
bize özel bir kız kulesi arıyordum
sonra olmuyordu işte bir şekilde
rüya hemen kabusa dönüşüyordu
o kucağımda büyüyordu
büyüyordu...
taaa ki ben de bebek kadar küçülene dek
sakallı bir bebek olana dek
hala seni koruyabilirim derken
ardına bakmadan beni bırakıp
arkamızda bıraktığımız
evrensel kalabalığın arasına karışışını izleyene kadar
terden sırılsıklam
yalnız başıma yatağımda uyanana kadar
zamanın geçişleri içinde
bitmeyen bir kabus oluyordu girdiği rüya
ve zaman aslında
sadece kendini tekrarlayan bir kabustu.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

anlamlarsızlar

ankara, siyaz beyah bir film
kadın, tecrübeyle anlaşılan ankara
renk, steven spielberg filmindeki kırmızı
aşk, senin saçın
ben, gözündeki damla
suç, rüyaya inanmak
gerçek, salt gerçek
sevmek, senin nezdinde bencillik
bencillik, seni sevmek
kelimeler, ifadesizlik
acı, mutluluğa bir tutam umut
umut, nietzscheye hak vermek
fahişe, istiklalde deli istanbul
nevizade, kalpte meyhane
rakı, bir dostla muhabbet
sesin, kulağıma meze
gözlerin, ruhuma meze
hayat, senin karnın
anlayamadıklarım, geçmiş şimdi gelecek
zaman, alalede sonsuzlukta bir küme
roman, ikimizin arasındaki konuşmamalar
tuvalet kağıdı, yaşam adına kanıt
tutku, deplasmanda dayak
ofsayt, sadri alışık
özür, bir dosta vefa
şarkı, sen sen sen
anne, sonsuzluk
baba, şanslıya sonsuzluk
çocuk, yeni bir başlangıç
bira, ilk günah
tekila, ben hiç
behzat ç., hayatı anlayış
susmak, çok konuşmak
sarılmak, dünyadaki en büyük zorluk
özlem, sana sarılmak
yazmak, kitapta nerede olduğunu unutmamak
kış, bazen daha sıcak
yaz, bazen daha soğuk
ezber, tarihleri unutmak seni unutmamak
nazım, hikmet
insan, altıüstü hayvan
sarı, kırmızı elbette galatasaray
gidiş, bir daha dönmemek
dönmek, büyük erdem
viski, klas deri bir koltuk
sen, her şey
her şey, sen
bense, alalede sana aşık bir adam

14 Mayıs 2011 Cumartesi

alkara

özür dilerim behzat ç bugün sizin takımı yendik :)
ama güzel maçtı be
özlemişim maça gitmeyi :)

8 Mayıs 2011 Pazar

göğüs

bence
bir kadın sırf göğüsleri yüzünden seksi gözüküyorsa seksi filan değildir


not:pinky freud ile ilk defa bir konuda mutabık olmamız kutlu olsun :)

6 Mayıs 2011 Cuma

müslüm gürses

farkında mısınız bilmem ama
müslüm gürses de
tanrı istemezse şarkısı ne kadar harika bir şarkı değil mi ?

4 Mayıs 2011 Çarşamba

sevdim ben bu nedeni

sevgili imge

böyle herkesi şunu bunu neden seviyorumlu 1er cümlecikten oluşan bir şey yazmış.çevresindeki insanlara işte.az çok tanıdığı herkese.
güzel olmuş.okurken var mıyımdır acaba diye düşündüm varmışım mutlu oldum valla.sonuçta biz genelde iyi zmn geçirdik.ki bence kötü zamanımız varsa bile onlar bile değerlidir benim için.benim adıma hayatın güzel ve kalıcı renklerinden imge:)

ve benim için demiş ki
Mete'yi seviyorum.Piraye gibi,Milena gibi Turuncu'yu sevdiği için!

valla bu cümle çok hoşuma gitti. :) ama t büyük olmalı imge bak düzelttim ben .P :P
şaka bi yana seviyorum ben de seni.senin beytiyi sevdiğin gibi :P :)

2 Mayıs 2011 Pazartesi

laf ortada

mutsuz olalım ne var.
bizde mutsuz oluruz.
ben seninle mutsuzluğa da varım.`

bilen bilir behzat çden alıntıdır.kim ki bu lafı duyduktan sonra(ilk önce behzat bahara der sonra savcı behzata)vay be demez.ben açıkcası laf her aklıma geldiğinde mal mal gülümsüyorum.of be modundayım.neyse daha da yazılır aslında ama uzatmaya gerek yok.laf ortada

mutsuz olalım ne var.
bizde mutsuz oluruz.
ben seninle mutsuzluğa da varım.`

28 Nisan 2011 Perşembe

öğrendiklerimsi

bu son bi kaç günde öğrendiklerim

kareoke denen şey çok güzelmiş.harbiden eğlenceliymiş.arkadaş istiyor diye gittik
akın ve ben kötü sesimizle düet yaptık.herkes intihar etmek istedi belki ama biz çok eğlendik.şarkımız:ibrahim tatlıses bir taş attım pencereye idi.:)
videomuz bile var.faceye koyacağız.belki paylaşıla paylaşıla ünlü oluruz:)

sonra erkeklerden çok iyi arkadaş oluyor kızları fazla sevmem diyen kız arkadaşların seks dünyalarının geniş bir çerçevede olduğunu gördüm.elbette buradan bir genellemeye gitmiyorum.kendi çevremde durum budur.ayrıca başka gözlem notları ile birleşmeli bu cümleleri ki sonuç doğrulansın.ama zaten bu kişiler kendilerini ifade etmede zorluk çekmiyor.seksin doğallığı yasası kavramış insanlar.ha bu önemli bir bilgi mi ya da doğru bir bilgi mi elbette değil.muhtemel benim dünyamda bir tesadüf.
not:chuck palahnıuk ölüm pornosu kitabın tanıtımında geçen cümleden anne karnında mastürbasyona başlıyoruz.ilginç bir bilgi.bebeklik dönemini bilmekteydim ama anne karnı meselesini bilmiyordum.çocuk tekme atmıyormuş yani:)

başka ne var.ha kahvaltılıklarda sadece zeytinden vazgeçemediğimi de gördüm.yumurta ayda 1 hafta canım çeker yerim sonra midem bulanır yemem.peynir senede 1 ay ama zeytin her daim:)sonuç aslında kahvaltıyı sevmiyorum ben.

ha sınavda sıçtım.64bininci olmuşum.ama olsun şok yaşamadım.haksızlık meselesine girmeyeceğim.çünkü kazanacak olan haksızlığa uğrasa da kazanır.bahanelere gerek yok.

bir de beş kuruş param yok.yardımlarınız için hesap no:2323232323232 :P hadi güle güle.

turucuyuş

uyuşturucularımızla mutlu muyuz?
sanmıyorum
artık eski zevki eski heyecanı kalmadı
artık sadece bağımlısıyım
artık sadece canımı yakıyor
zarar veriyor
altın vuruşa noksanlar tamamlanıyor
galiba
yeter demenin zamanı
biri beni kurtarsa demek
çok güçsüzlük belirtisi olur değil mi
ama ne yazık ki
biri lazım bana
biri beni kurtarmalı
ve gerçek şu
bu olmayacak...

25 Nisan 2011 Pazartesi

kısır

kadın! kendisinin güzelliğine inanıyor
erkek! o kadının güzelliğinden büyüleniyor
bir başka erkek! o kadını erkekden kıskanıyor
etiketi aşk olan nefret dünyaya geliyor
3.bir erkek! de dünyaya geliyor
kadın ve erkekin
veya
kadın ve bir başka erkekin ürünü olarak
aldatma aldatılma adrenalini seven bir erkek! de hırsa kaplıyor
kadını kapma hırsına
3.bir erkek büyüyor
büyürken o
kadın erkek veya bir başka erkeği aldatıyor
böylece 3.bir erkek dünyadan iğreniyor
ama o da aşık oluyor
2.bir kadına!
2.bir kadını da 3.bir erkekden kıskanan bir bambaşka erkek!
mutlaka oluyor
ve ve kısır döngü
en sonunda hepimizin götünde patlıyor

bilet

yaşadığımız hayat aşkta kaybedenlerin dünyasında
bu yüzden bu kadar acımasız
bu yüzden bu kadar çekilmez
bu yüzden bu kadar ekşi mandalina yememiz
bu yüzden mandolin-ler hep üzücü melodiler çalıyor
ve bizler tekrar tekrar aşık olup
yine yeniden ginede kaybediyoruz!!
bu sefer senfoni korosu başlıyor çalmaya
ve bizler kalbi felçliler
dans etmek yerine
bu acı v hüzün dolu bestemizde
birbirimizi gebertiyoruz
gözlerimizin içine bakıp
seni seviyorum nidalarında
cehennemdeki nefret çığlıkları operasına
biletlerimizi satın alıyoruz
ücret olarak da mutluluğumuzu veriyoruz
saygılar

sin

inandığın şey kadar iyi bir insan olabilirsin

24 Nisan 2011 Pazar

peki

aşkın için ölmeye hazırım
peki sen canımı almaya hazır mısın ?

SON

aşkımız bir romanın son sayfasında başladı.

22 Nisan 2011 Cuma

siga2

sigarayı içmeni hiç ama hiç sevmedim
ama söndürüşünü
ve son dumanı üfleyişine aşık oldum ben

lades

o kadar güzelsin ki
bazen seni öldürmeyi istiyorum
hem de ellerimle
o güzel boynunu
küçük bir çocuğun
yüzünde tatlı bir gülümsemeyle
babasıyla ladese girerken
kırdığı lades kemiği gibi
kırarak
çünkü
senin güzelliğini görmeyi haketmeyen
biz insanları cezalandırmak istiyorum

siga

ben bu aşkta iki şeyi sevdim
ilki sigaramızın ilk fırtı
diğeri de sigarayı söndürüşün

21 Nisan 2011 Perşembe

kanlı

aşk kanlı bıçaklı bir savaş aslında
aslan gibi adamı yıkabilir misal
sus pus edebilir
sırtlarda taşıttırabilir
koca bir aileyi tek tek dağıtabilir
sağlam bir dostluğu bitirebilir
kısaca adamı mahveder
ben bunu bu hafta bir arkadaşımda birebir gördüm
yaşarken bilemiyorsun önemsemiyorsun bunların hiçbirini ama
dışarıdan izlemek gerçekten çok zor çok üzücü :(

kertenkele

bugün önemli bir gündü
çünkü ölüme bir gün daha yaklaştım
kertenkelenin kuyruğu koptu

20 Nisan 2011 Çarşamba

boşa geçen 1 senenin faturası...

UYARI!
BU YAZI ÇOK CAHİLCE KALEME ALINMIŞTIR.KOPUKTUR.BAŞARISIZIDIR.ANLATIMSIZDIR.VVE DE DE VSVSVS.....

evet bir insan kendini nasıl sabote edebilir şahit oluyorsunuz sayemde.1senemi boşa harcamış oldum şu sınav boku uğruna .) başaramadım ne yazık ki.ilk sınav kötü geçince motivasyonum çok düştü her ne kadar ikinci sınav önemli olsa da.neden?çünkü başaramadım.ve evet benim kötü bir huyum varsa kaybetmeyi kabullenemiyor oluşumdur.kağıt oyunları ya da tavla da bile kaybedince karşımdakini insan ya da insanları öldürebilirim.bu yüzden artık kaybedince bir şey demeden gitmeyi öğrendim ben.yoksa kalp kırıyorum filan.olmuyor yani.neyse sonuçta başaramamak çok koydu bana ki yapabilme ihtimalimin yüksek oluşuna rağmen bu başarısızlığı elde etmek daha bir koydu.ha sıralama vsvs önemli millet de önemli diyorsan eğer hayır değil ben kendime bir 110 net barajı koydum ve bu barajı geçemedim(meraktaysan 91 net)yanisi tam anlamıyla başarısızlık.peki ne oldu çalışma şevkim tamamen gitti tabi bunda halihazırda bir üniversitemin oluşunun etkisi çok fazla.aileme de durumu açıkladım.(zaten sadece mattan ders aldım onun parasını da kendim karşılıyordum)olmadı dedim olduramadım dedim.ama hala psko okumak istiyorum dedim.onlarda önce uluslararasını bitir dediler.haklılar bitireceğim bu yüzden.bitince de istanbulda özel okula gideceğim.hem çalışıp hem okuyanlardan olmam gerek ama bilmiyorum yalan söylemeyeyim tembellik üstün gelebilir sadece okumaya da devam edebilirim.sonuçta hayallerimi biraz erteledim.peki bu süreçte ne yapmalı benim şu mal dil sorununu artık çözmeliyim.bu kesin.)
peki bu sene bana bir şeyler kazandırdı mı?bilemiyorum galiba kazandırmadı bir bok.ama hadi iyimser bakalım kim dostmuş değilmiş bi onu öğrendim.görüşülmemesi ya da görüşülse bile adam yerine konmaması gereken kişiler varmış.ne yazık ki.peki üzüldüm mü buna ?yoo elbette değil çünkü beni bir tek turuncu üzebiliyor uzun zamandır.onun dışında umursadığım insanoğlu yok ki de yok:)bu hem iyi hem kötü.sonra alkolik olmadığımı hem çevreme hem kendime ispatladım.sene boyunca çok az içtim.sonra bir şeyi istediğimde disiplinli bir şekilde elimden geleni yaptığımı da ispatladım.(ki daha önce ki sınava hiç kasmadan girmiştim)başka başkaaa ne oldu bu kadar galiba.açıkcası 1 sene kaybettim.peki umrumda mı pek değil.turuncu gelse her şey güzel olur valla..Dama gelir mi gelmez.peki bu konuda ne yapmalı aşık olmalı bir başkasına.ama o da zor.bir karşılıksız aşkı daha yüreğim kaldırmaz.yazık bana da dimi?
o zaman ne yapmalı mezun olana kadar içkinin a.q malı :D arada ingilizceyi halletmeli ve yazları irlandaya gitmeli.böylece en azından ing biter ua diplomam olur ve irlandayı görmüş olurum.sonra ölmezsem psko okurum:)
ne demiştim size kaybetmek benim işim.bakalım daha neler kaybedeceğim :)

NOT:daha fazla kaybetmek için çok fazla umudun olmalı.

16 Nisan 2011 Cumartesi

tarih

zor bir gündü akın bu gün
neyse atlattık
sen iyisin ya
daha ne olsun aq
her ne kadar bu aralar kızsam da
kardeşimsin sen benim
ne dym
seviyorum seni amcık herif :D

15 Nisan 2011 Cuma

quawiqre

bir erkek için sevdiği kadının kollarında ölmek hayatta başına gelebilecek en iyi şeydir.

gendua

ey güzel Allah'ım
ne zaman alacaksın şu ölümsüz gibi olan canımı
yoksa ölmeden önce beni güzel bir hayatla mı cezalandıracaksın ?

12 Nisan 2011 Salı

mey

hayatımda bir mey var
sesi neyden güzel
kendi her şeyden güzel


bugün yolda karşılaştım da kendisi ile
şaka maka şu uzun zaman diliminde başka birinden hoşlandıysam(aşık gibi olduysam) o kişi bu kızdı
aslında durumu açmadım da değil
ama kendisi kibarca istemediğini açıkladı
galiba biraz alkolik olmamın etkisi filan
ve ciddi bir ilişki istiyor oluşundan
hoş ben de ciddi bir ilişki istiyorum
kendimi bildim bileli tek eşçilerden oldum
öncesinde böyle tecrübeler olsun diyenlerden de değilim
aslında alkolde fazla sorun değildi
bilmiyorum biraz bana şans verir gibi de oldu sanırım amaaan ne biliyim
belki ben abartıyorum kadınları anlamak ciddn zor zanaat arkadaş
neyse işte
hep dediğim gibi umarım mutlu olur (ki mutlu biliyorum ben) mey
cidden hakediyor iyi geceler
düşün o arkadaş olayı o kadar anlayamamışım ki anlatım bozukluları arasında çoşa geldim :)
ha ister istemez turuncu olayını da biliyordu.

aşık gibi olduysamı da bir kızı sadece dış görünüşüyle değil iç güzelliği ile hatta daha çok iç güzelliği ile beğenmektir diyebilirim :D

10 Nisan 2011 Pazar

sevgiler ve

düşüncelerimizin mi sahibiyiz yoksa düşünceler ve düşüncelerimiz mi bizim sahibimiz
bu soru gerçekten çok mühim
ama cevapları bir o kadar da önemsiz
saygılar.

8 Nisan 2011 Cuma

hafıza murphysi

murphy kanunları kafamda bile var
hafızamdalar yani
insanın hafızası genelde güzel şeyler hatırlar değil mi
evet evet benimkisi tahmin ettiğin gibi tam tersi durumda
güzel şeyleri hatırlamayı bırak
nerde yaptığım yanlış şey var
utandığım şey var
yanlış sözüm hareketim var
hepsi aklımda tekrar tekrar oynuyor
lan çocukluğumdan aklımda kalan tek şey
babama seni seviyorum ama artık annemle boşanmanız gerek dediğim
ağlaya ağlaya
var mı böyle saçma bir şey
ki
düşününce o kadar abartılacak bir durum yok
şımarık beyfendiğiliğimden kaynaklı sadece
mallık yani
ama babamı üzmüştüm
ama ben üzülmüştüm
babama sorsan
unutmuştur muhtemelen
ama ben
çocukluğumu unutmakla beraber bunu unutamadım
hafızamdaki murphyiyi sikiyim
.......iyi geceler

devam edecek

yarım tarif

yarım porsiyon ret nef
yarım porsiyon aşk
biraz sen
biraz ben
işte yaşam
işte tarif

ret nef

senin yanında kendimden nef
ret etmiyorum dedim ya
doğruydu valla
sen yokken farkettim ki
kendimden gerçekten çok nef
ret ediyormuşum ben
hatta şu sevdiceğim
ankaradan bile nef
ret ediyorum
sırf sen bu şehirde yoksun diye

tembellik

intihar etmek bir noktada sadece tembelliktir
ama onlara da hak vermiyorum diyemem
ne de olsa ölümü beklemek çok yorucu bir iş
evet tembellik güzel bir şey

diye

delilik hali sana aşık olmak
ama hayat bana böyle güzel
misal yağmurda çıplak koşabiliyorum
yanisi
mutluyum deliliğimden
kendimi romeon sanışımdan
rüyalarımın turuncu kokuşundan
mutluyum aşkımdan
gerçeğin gülünç gelişinden
sesinin kulaklarımda çınlayışından
mutluyum senden
ne kadar uzak olsam da yakınlığımızdan
mutluyum seni kıskanmamdan
çünkü ben yağmurda çıplak koşabiliyorum
ve seni sevebiliyorum

6 Nisan 2011 Çarşamba

bir sıkılış anı

eyv tamam bir başarısızlık miti senaryosunun oyuncusuyum
ama nereye kadar be birader
bir dur yeri yok mu bunun
resmen başrol bir figüranım
tehlikeli durumlarda dublör olacak biri de yok
ama senaryo da ölüm de yok
ee ne anladım ben bundan
kendime sıkmak için bir silah da bulamıyorum
hayır başka türlü ölmeye çalışsam
kesin koma felç durumları olur
nerdeyse leon kanunları olacak o malum kanunların ismi
sıkıldım hayattan
daha çok da kendimden
hayalgücümden
beceriksizliğimden
başarısızlıklarımdan
nefesimden
saniye 1 saniye 2 saniye 3
sus
iyi geceler

5 Nisan 2011 Salı

rakı

oğlum olsa adı rakı olsa
ne güzel olur be hayat
hem
rakı oğlum gel buraya
bi rakı kap içelim :D
demek paha biçilemez olurdu

bizden adam olmaz



bizim 6 kişilik bir grubumuz var
maheya
diyelim
grubun çok ortak özelliği var misal tembeliz
daha da sayılır
ama direk konuya girmek istiyorum
sadece şimdilik
grup içinde 4kişi
hayatın
aşk mı gurur mu sorunsalına
aşk dedi
gururu sikti attı
diğer iki elemana daha soru gelmedi
ama nedense cevabı biliyor gibiyim
sonuç
lise 1 yeminimiz gerçekleşiyor
bizden adam olmuyor

1 Nisan 2011 Cuma

trtrtrtrt

büyük balığa benzetiyorum kendimi
kafam iyi bir yerlerde iyimsi
okuduğum kitabın adı büyük balık
alklıma gelenler sadece bunlar bana sanık
son 49 sayfa bir yerdeyim
galiba
en azından hatırladığım kadarıyla
kafiyeye ne oldu
bok oldu
hiç oldu
ne demiştim en son
ha hatırladım büyük balığa benzetiyorum kendimi
evet evet
buydu
ve dediğim gibi
hayallerin gerçek olduğu gerçeğin rüya olduğu bir alemdeyim ben
iyi gecelert

30 Mart 2011 Çarşamba

zarar tablosunda özgürlük

insanın kendine zarar verme hakkını elinden alamayız
eleştiremeyiz
bunu yapmamak bir ödev olmalı topluma
misal intihar etmek aptallıktır diyemeyiz
misal uyuşturucu kullanmak aptallıktır diyemeyiz
özgürüz diyen ama özgürlüğü dinle devletle vsile sınırlandıran
bu dünyanın evlatları olarak
en azından kendimize zarar verme özgürlüğüne sahip olmalıyız
ya da diğerlerine karışmamalıyız
ki bir noktada dahi olsa varolabilmeliyiz kendimiz olarak
özgürce karar vererek
kendi içimizde tam bir demokrasi sağlayarak
ve ancak bunu başardığımız an
kendimize zarar vermemeyi seçmenin
bir anlamı olur
yaşamanın anlamı olur
zarar tablosunun sonucunda özgürlük yazar

günaydın

27 Mart 2011 Pazar

sınav

tanrı bana evrenle mesajını yolladı
benden bir şey isteme sakın dedi
elindekilerle yetinmesini öğren
yoksa onları da kaybedersin dedi
inat etme dedi
gerek yok dedi
sevme başarma
rahat etme
sadece doy
sağlıklı kal
o da kesin değil dedi
ben mi
inatçıyım
sonuç belli olsa da
sonuna kadar
kaybetmeye hazırım
sınav sonucunda
ölüm belgesi alana kadar

22 Mart 2011 Salı

23 mart

ben doğdum
bugün
ama
keşke doğmasaydım
yine demekteyim
iyi geceler

20 Mart 2011 Pazar

dibçik

her kazananın ardında başarılı bir kaybeden mutlaka vardır.
peki ben hangisiyim :)

15 Mart 2011 Salı

15 mart:)

kendime ve bir arkadaşıma büyük balık efsanevi ölçülerde bir roman kitabını aldım mutlu oldum lan.büyük balık filminin kitabı bu.fil uçuşu blogunda görür görmez almam gerektiğine karar verdim.:) yarın arkadaşın doğum gnü de.:)

12 Mart 2011 Cumartesi

en çok kullandığım harflerden biri

bloga gece 12den sonra girebiliyorum ancak. o da çok kısa süre oluyor. ilgin.
yasak kalkar umarım en kısa zamanda :( (:

not:başlık daha güzel bir yazı haketmekte farkındayım :)

9 Mart 2011 Çarşamba

zikzzak

nefesimi tutuyorum
ama hayat hala devam ediyor

8 Mart 2011 Salı

anımsa veeee miaaaya:)

bugün yani 3saat önce ankarada bu yılın en güzel günü yaşandı bence.soğuktu trafik felç filan oldu ama muhteşemdi.(benim evim kızılaya yürüme mesafesi de yani beni bağlamaz trafik)kar yağmasını daha doğrusu adam gibi yağmasını o kadar özlemişim ki.
ha aslında evdeydim ben de dışarı çıkma durumu yoktu.deniz sağolsun ya da kapkaç denemesinde bulunan adam sağolsun.deniz eve gidecekken kapkaça kurban gidecekmiş nerdeyse ama çantayı bırakmamış metrodakilerde yardım etmiş ona.sonra beni yanına çağırdı.mantığı ne bilemedim:)neyse sonuçta buluşmak maksatlı bu güzel günü yaşadım.akşam kızılay bomboştu.(nerdeyse yani)böyle olunca daha bir güzel gözüktü gözüme.arkadaşın tekiyle de bir başka gün yine böyle olduğunda konurda maç kararı aldık.seneye de olsa olucak bu.ahanda söz.ee tabi 10 kişi olmak lazım en azından ama adam bulmak sorun değil.)amele çok:P

dipnot:mia bloguna yorum yapamıyorum yorum penceresi açılmadı.şu engellerden olabilir.23 muhteşem yaşın olur umarım.hayatının aşkını filan bu yıl bulmanı diliyorum.ha hazır değilsen daha erken diyorsan hazır ol.23 en uygun yaştır:) mutlu yıllar sana:)

4 Mart 2011 Cuma

melodramcık

ölüm kusura bakma
bir arkadaşa bakıp çıkıcağım
girebilir miyim
ha hayattan güzelsen
bir parmakcık bile
gitmeyebilirim haberin olsun.

öylesine yaşadım

hakim bey teşekkürler

gardiyanlar

anne baba

güle güle

tanrı

duyuyor musun

geliyorum ben

kızma bana

sakın bak

rica etmiyorum

çünkü biraz da sen suçlusun

kaderin deme şimdi bana

bahanelere tokum

hani dünyayı harika yaratmıştın sen

yalancı

umarım cennet dediğin kadar güzeldir

tamam üzülme

güzel değilse de önemli değil

burada olduğu gibi

orada da

öylesine bir yaşar giderim ben

yeter ki sen merak etme

ÖDÜÜÜÜÜL

bloguma bir girebiliyorum bir giremiyorum sizler de durum nedir????

ayrıca madem bloga girememe ihtimalim var aklımda kalan son yazıyı yazayım.

doz ve buket'e teşekkür yazısı.sağolsunlar beni ödüllendirmişler.blog ödülü almışım keyifle okunmadan.aynı ödül benden size de gelsin.karşılık amaçlı değil,takibim bol sonra kimlere mi gelsin
önce fil biti.blog kankam ne de olsa:)---lan bir ankaraya gelemedin ha inat ettim ilk buluşmamız ankarada olacak.istanbul gibi iğrenç bir ortamda böyle önemli bir şey gerçekleşmemeli bence.----
miaya da kesin ödül vermeli.(kaç defa güldüm onun blogundayken:)
göğebakmadurağı-sahibesi betüle gelsin.her ne kadar az girse de bloguna ilk girdiğimden beri ayrı bir yeri var ben de.
imgeye de gelsin.ama ikisine de :) :)
hero var.bir nevi kader ortağım ne de olsa.)ee elbette severek okumaktayım yazılarını.
insan olun biraz ise en prof blog ödülünü almalı bence.dürüst olalım aşmışsın.saygılar:)
ve pink freud var ki tam bir tartışma blogu.az mı tartıştık pink senin başlıksızlarının altında.
sonra offf çok var aslında.sevmem böyle işleri.herkesi elimden geldiğince takip ediyorum ben.sürekli takip etmediğim bloglarada bir gün ayırıp tüm yazılarını okuma davranışında bulunuyorum.)yani kesin okuyorum ben.yorum yapmasam da bilin ki ankarada bir dostunuz okumakta yazılarınızı:)

son olarak bu yazı geç oldu belki şu an okuyamıyorsunuz da .( lanet olsun bu bloglara dokunan her ele.sonra da kapitalizmi eleştirince suçlu oluyorsun :( yazılacak bunun hakkında.saygılar

28 Şubat 2011 Pazartesi

unutma

düşüncelere hapis işlemez.

rahat ol bloger asker

tüm yazıları bilge kopyalarken(dışa aktar pek tatmin edici gözükmedi.yazılar eksik)
yorgunluktan son anda aklıma bir şey geldi lan aq adamlar pornoya erişimi engelleyemedi bunu mu engelleyecekler.böylece içim rahatladı içiniz rahat olsun arkadaşlar.tünellerden olur başka ayarlardan olur ama yine de blogları engelleyemezler.ayrıca bu resmen özel hayata tecavüzdür.bence devlete dava açalım.insan hakları boşuna mı var aq:)

26 Şubat 2011 Cumartesi

sonuç

hayat enterasan valla
bizim için her bitti
birer başlangıç oluyor
ama sonu belli yine
yine her bitti mutsuz
ama olsun hayat sensiz
daha bir tatsız tuzsuz

oscar

filmi izledim bu gece
tahminimden güzeldi
ara ara boşluklar vardı
aşk masalımızda
ama biz hep beraberdik
sen evlenirken ben yanındaydım
ben evlenirken de sen yanımdaydın
çocuklarımıza birbirmizin adını vermiştik
yanisi
ne şans ne tesadüf
benim kızım oldu
senin oğlun
ne de olsa bir filmdi bu
sonra
gözyaşlarımızı sildik birbirimizin
kar olsun
rimel olsun fark etmedi bizim için
yanımızdaydık ya birbirmizin
belki aşıktık
belki düşmandık
ama ilik ilik bağlanmıştık birbirimize
hem çok uzak
hem daha yakın
mutsuz bir masaldı film
böylesi de çok güzeldi
belki hep birbirimizin olsak
biz de diğer aşıklara benzeyecektik
karaktersizliğimiz mutlu renklerle boyanacaktı
ve
ikimizin adına kelimeler hiç yazılmayacaktı
bilmediğimiz biri tarafından
ve işte
kaybedenlerin filmi olmuşuz
bize daha çok ne yakışabilirdi ki?

fragman

fragmanımızı izledim dün gece
hayatımızdan hiç çıkamadığımız
ya da çıkmak istemediğimiz hayatlarımızdan
oluşan hapis yılların
oluşan masalın
oluşan kabusun
çok hoşuma gitti
umarım fragman gibi güzeldir film de

dedim ki

http://sonumutsuzmasal.tumblr.com/

eksik kalmayayım dedim :)

25 Şubat 2011 Cuma

kendime not

sikerim böyle işi
olmayacak bu sınav
şimdiden söyleyeyim de hayal kırıklığı yaşamayayım
saygılar efendim :)

23 Şubat 2011 Çarşamba

uzun ama gerekli bu:) pink

pink freud'un blogunda bir tartışma vardı.
http://pinkyfreud.blogspot.com/
sevgili insanlar taraf olmayı abartmayınız:)

neyse konumuzda en son çip meselesine geldi.pink çip meselesini aç dedi.yorum yaptım.internetimde sorun çıktı yorum gitti mi gitmedi mi bilmiyorum.ama her iki durumda da dedim ki bu önemli bir şey olabilir paylaşalım:)

bu konuyla ilgili başka bilgisi olan varsa paylşasın.istatistik vsvs.
konu hapis ceza yöntemi.
çip meselesi ise avrupada özellikle belçika gibi ülkelerde uygulanan bir sistemle ilgili.olay şu diyelim ki siz pedofili suçlusu veya hırsızsınız ya da benzeri durumlardasınız.sizin cezanız önce normal olarak açıklanıyor.sonra hapis de(suçun boyutuna bağlı)belli bir zaman geçiriyorsunuz.belki 1 ay belki 3 yıl neyse bu zaman içinde hal ve tavırlarınıza bakılıyor,sağlam bir rehabilitasyon görüyorsunuz.(ki biz de doğuda savaşan adama bile uygulanmaz)oradaki süre için de çalışma filan durumunuz da oluyor.eğitim de alıyorsunuz.sonra her şey iyi ise(ki iyi oluyor)ayak bileğinize bir çip takılıyor.filmlerde dizilerde görmüşsünüzdür mutlaka.bu çiple kendi evinize gidiyorsunuz.çok emin olmamakla beraber bu evde sadece siz yaşabiliyorsunuz.ve yaşam alanınız da oturduğunuz mahalle ile sınırlı.ekonomik durum nasıl hallediliyor bilmiyorum.mantıklı gelen bana mahallede bir iş çalışması.belki de bu ekonomik durumu ayarlayabilene göre değişiyordur ama o zaman da çok adil olmaz.mahalleden bir metre(daha doğrusu sınırdan)bile çıkamıyorsunuz.atıyorum siz hırsızsınız ve mahallede bir hırsızlık oldu o zaman ilk tutuklanan siz oluyorsunuz.araştırılıyorsunuz filan.düşünsenize bütün suçluların yerleri belli.nereye giderse gitsin biliniyor.çipleri çıkarması kesinlikle imkansız ya da zaten çıkarsa bile oraya en yakın polislerce çıkardığı an yakalanıyor.suç oranı ne kadar düşer ve de hapis gibi bir ceza kalkmış olur.ayrıca yine suçlu adaylarından biri suç işlerse bir şekilde hemen yakalanabilir.sonuçta bizde zaten yetersiz olan cezalarla bir de af uygulanarak her suçlu dışarı yollandığından tekrar suç işlenmesi engellenemiyor.ayrıca tedavi durumu da yok.vsvsv.ve bir de bu yolla devletin gideri dedüşüyor.ki zaten misal türkiyede hapishanelerde kalacak yer yok.çoğu hapishane işkencehaneye dönmüş durumda.20 kişilik yerde 50kişi kalması gibi.

bunları neden yazdım,
çünkü hepimiz birer potansiyel suçluyuz.
sadece bir an
sadece bir hata
suç işlememize neden olabilir.
BİR ANLIK ÖFKEYMİŞ CİNAYETİN SEBEBİ
bu cümle belki çok klasik,belki çok basit ama çok net
bunu bize ilkokulda fen bilgisi dersine giren hocamız söylemişti(ismini unuttum ama kendisini yolda görsem saniyesinde tanırım)
neyse kendisi hapishanelerde de hocalık yapıyormuş vardı öyle bir uygulama.
ve orada katillerle konuşmuş.
hangi ara oldu ben de anlamadım diyen çokmuş
bir saniyelik öfke diyen çokmuş
ölebileceğini düşünmedim bile sadece bir tane vurmuştum diyen
düşünsenize öfke anında kafasına vurduğunuz bir insanın
siz ne kadar az şiddetli vursanız da ölme imkanı var.yere düşer kafasını çarpar ölür misal....
bu yüzden önemli bir konu.ve galiba kimsenin suç işlmeesinin önüne geçemiyeceğimize göre de en iyi yöntem çip:)

ha meraklanmayın böyle 30 kişiyi öldüreni filanda çiple salmıyorlar onlara hapisten başka çözüm yok.zaten deliyse de yeri yine belli.oradan da iyileşmeden kurtulamaz ki böyle bir insan da iyileşemez.(istisna olabilirİ:)

ha bi de galiba almanyada vbnde yine var.bazı hapishaneleder bu çip yöntemi şöyle uygulanıyor.cezayı alan kişi 2 gün serbest oluyor haftada.cmt pzr yani.)ve o ilçe dışında bir yere çıkamıyor.bu da başka bir yöntem:)

22 Şubat 2011 Salı

kopyala yapıştır bu

Behzat Ç. müptelasıyım... [Serdar Akinan Yazdı]

Ne buluyorum bu anti-kahramanda? ...'Kaybettiğimin' Ankara'sı bu değil ki!... Hatta tersi...
'Behzat Ç. Ankara'dır...' demiş Murat Sevinç. Enfes bir yazı...
(...)
Behzat, dışlanmışlığın kendisi ve sorunlarına, hırçınlığına, küfürbazlığına, çirkinliğine rağmen, inatla iyi adam.
Uyandırdığı kızgınlığın hemen ardından hüznü de yaşatıyor insana; eninde sonunda sevdiriyor kendisini, Ankara gibi.
Gökçek'in oynasın diye oğluna aldığı takımı değil, Alkaralar'ı seçmiş taraftarlık için. Hiç tanımadığı bir ODTÜ'lü öğrencinin yanında yaşamasına izin veriyor ve üstelik soru bile sormadan, koruyup kolluyor; pavyonda şarkı söyleyeni kolladığı gibi. Uzun repliklere, ağdalı sözlere tenezzül etmediği gibi kendini beğendirme kaygısı da yok; ister sev ister sevme, umurunda değil. Ama Bahar'ı seviyor ve onunla mutsuzluğa razı, sevdiğini de mutsuz etmeye. Poz yapmıyor; sürekli kendisini anlatmıyor başkalarına, acılarından söz etmiyor. Her ne yaşıyorsa, biz onun yüzündeki çizgiden, bira şişesini tutuşundan ya da pek nadir utangaç gülümsemesinden anlıyoruz; uzun uzun anlatıp bizi sıkmıyor, kendisiyle meşgul etmiyor insanları. Bu yüzden de herkes onunla meşgul olmanın kıymetini biliyor; Behzat'ın değeri, kibirlenecek bir şeyi olmamasında.
Behzat Ç., Ankara'nın ta kendisi. Çirkinliğiyle, sertliğiyle, hırçınlığıyla, griliğiyle, kollayıcılığıyla, mahcubiyeti ve içtenliğiyle. Sev ya da sevme ama her ne hissedersen hisset adam gibi yaşa diyor seyredenine; başkasına yük olmadan, ağlayıp zırlamadan, şikayet etmeden. Çirkinsen çirkinliğini bil, o çirkinliği sevmeyi öğren; mutlu olur ya da olmazsın, şart değil. Varsın Boğaz olmasın, bir iki siluetten mahrum kal; rakını da o güzelim Asmalımescit'in yeni nesil zontalarıyla içmeyiver. Anı biriktirmek için Kız Kulesi şart mıdır? 'Değil' diyor; ağırbaşlı, serseri, kederli ve içten Behzat!'

(...)
İşte böyle... Ankara, aslında yeni Türkiye'dir.
Kaybedenlerin kulübü; isyanını ağız dolusu küfürde, harbilikte, umarsızlıkta ve içkinlikte buluyor. İkiyüzlülükte, sözüm ona estetikte ve elbette saf mutluluk aranan rafine aşklarda değil...
Hayat, artık biraz da kaybetmektir bize. Romantik mi oldu? Değil...
Realist... Tıpkı, Behzat Ç. ile katil Ercüment Çözen'in aslında ruh ikizi olduğu gerçeği gibi... Arada bir çizgi var. İncecik bir tül... Vicdanda saklı bir tercih.
Kendimize itiraf edemediğimiz ne kadar isyan dolu acı varsa Behzat Ç. bizim yerimize bu acıları sırtlamış karanlıklara yürüyor... Karanlıklardan yürüyor.
İstanbul ona Bizans... Vasat aşk dizilerinin senaristleri enselerinden şehre bakabilse Boğaz'ın sırtlarındaki bu dikenli meyvelerde salkım saçak saklı çirkinlikleri (gerçekleri) görecekler.
Mesela reddedilen bir adam için şu cümleyi korkmadan yazacaklar: 'Mutlu olunacak diye bir kural yok ki, biz de mutsuz olalım; olmaz mı?'


bir kaç gün önce paylaşacaktım yazıya imza atıyorum aynen saygılar :)

19 Şubat 2011 Cumartesi

ne yapayım

yaşamayı bıraktım desem
inancak mısın
inanmayacak mısın
muhtemelen takmayacaksın
ama öyle
ne yapayım :(

17 Şubat 2011 Perşembe

yaşlı delinin sözleri

bana acıyorsun değil mi evlat
yaşlıyım ve de deliyim diye
belki daha çok deliyim diye
bense sadece yaşlılığıma üzülüyorum
keşke daha gençken delirseydim diye düşünüyorum
delilik evlat
o kadar güzel bir şey ki
bilemezsin
o kadar değerli ki
sadece yalnızların olabiliyormuş
haz veriyor bana
seksten bile daha güzel delilik evlat
yaşamaya başladım delirdikten sonra
evet yaşamaya
hem de
özgürce
nefesimin değerini anladım
ve asıl acınacak biri varsa ortada
o da sensin
ve senin nezdinde tüm insanlık
deli olmayan herkes
yazık size
yaşamıyorsunuz hayatı
kendiniz olamıyorsunuz
çünkü sadece bir deli kendi olmaktan korkmaz
çünkü deli düşünmez
ve
sizlerinse düşünecek o kadar çok şeyi var ki
ne yazık ki sağlıklısınız en başta
ne yazık ki karakterleriniz var sizin
kendiniz olmanızdan korkmanız için
cehennem ve cennet var
ne kadar komik geliyor bana
yaşarken
öldükten sonrasını düşünmeniz
buna nasıl yaşamak denebilir ki
sınırlarınız var
sınır koyucularınız var
en başta da tanrınız var
ve deli değilsiniz işte
yazık
gerçekten çok yazık
acıyorum size
bırak artık bana acımayı evlat
ve en kısa zamanda delirmeye bak
benim gibi yaşlılığını beklemeden

16 Şubat 2011 Çarşamba

dekolte giyene taciz!(tecavüz demedim diye düzeltince normal sanki)de kadın da suçludur diyen orospu çocuklarıyla aynı ülkede yaşadığım için utanıyorum :(

15 Şubat 2011 Salı

sarılmak

bilirsin(bir tek sen)
ben bir şeye sarılmadan uyuyamayanlardanım.
misal
yorganı genelde üstüme örtmek için değil
sarılmak için kullanırım.
ve hayatım boyunca gerçekten bir tek sana sarıldım ben,
bir tek seninle istedim geceleri
hayattan kopmayı.
ve seninle hiç uyuyamadık,
istedik ama olmadı işte.

şimdiyse
seninle asla beraber uyuyamayacağımızın bilincinde;
bendeniz
yatağımı paylaştığım bedenlere
hep sırtımı dönüyorum
rahat nefes alamıyorum bahanesiyle...
bi de biliyor musun?
onların
bedenleri sanki birer ceset parçası
hatta
bazen tırsıyorum kendimden
acaba sırf yanımda biri olsun diye
birini öldürmüş olabilir miyim düşüncesi ile...
merak etme,bir saniye dur ve gülümse
-rakamla 1 saniye-
tam tamına
iki dakika
yirmi üç saniye
-rakamla 143 saniye-
sonra rahatlıyorum
ne de olsa birini öldürmüş olsam
yani sırf yanımda olsun diye
gidip sırtımı dönerek uyumam ben
o kadar zahmet etmişim değil mi?
artık sadece hayalinle uyuyorum
iyi geceler sana :)

bakış açısı 032223

şiddet biz barışı isteyenler tarafından
şiddeti kullanan ya da kullanmakla tehdit eden her zorbayı
yok etmek için
son bir kez daha kullanılmalı
ve hayatımızından sonsuza kadar çıkarılmalı

13 Şubat 2011 Pazar

behzat ç

hani istanbuldan dönerkene
yolda durup hep beraber işerkene
harun abi istanbulun neyi seviyorum dediğinde
neyi sorusuna
ankaraya dönüşü dedi ya
işte o an o saniye bu dizi benim için gelmiş geçmiş en iyi dizi olmuştur.
zaten ankarada çekildiği için sevmiştim filan da bu kadar üst düzey sevgi beslememiştim:)
neyse not edeyim istedim
saygılar efendim:)

9 Şubat 2011 Çarşamba

blogu terk eden 3.şahıs

olum/kızım bari giderken niye gittiğini yazaydın.:) neyse güle güle :)

8 Şubat 2011 Salı

dumur

harbiden filmi izlerken dumur olma sebebim olan diyalogdur bu:

b-aşığım anne (mandy moore)
k-aşk kelime dağarcığındaki en boş kelimedir.(susan sarandon)
b-inan bana aklımda her saniye o var
k-hem iyi hem de kötüdür
b-dudakları hayallerimi süslüyor
k-boş bardaklar
b-ondan uzakta olduğum zaman sadece onu düşünüyorum
k-bunlar boş laflar aynı sigara külü gibi
b-düşüncelerimde hep o var
k-herkes herkese aşık olabilir
b-o benim ilk aşkım anne
k-sevdiğini ik söylediğin adamı kusarken görene kadar bekle
b-onun için aşk romanları aşk şiirleri okuyorum üstelik fantezilerim de bu durumda aşık olmalıyım bunun anlamı bu ben fryberg seviyorum anne
k-biranın şişirdiği göbeğini ve nasırlı ayakları ile üzerine geldiğinde üzerine çıkıp içine girdiğinde kalbinde koca bir delik açtığını hissettirmiyorsan ancak o zaman onu sevdiğini söyleyebilirsin


durup insanı düşünmeye direk iter bence.haklılık payı da su götürmez bir gerçek.filmi izlemeyenlere tavsiyem:) romance and cigarettes.fazlasıyla bu tür diyaloglara rast gelebilecek ender filmlerden:)

3 Şubat 2011 Perşembe

tabak

anlamıyorum ki
bir tabak yemekle doymayışım
kendime hakaret gibi geliyor
kendime hakaret ediyorum yani
oysa bir tabak yemek dahi bulamayanlar var
ben de bazen kendimi cezalandırıyorum
yemiyorym başka bir şey.
yemek saatleri arasında mesafeyi açıyorum
yazık
çünkü asla hiç yememezlik edemiyorum
idaresiz ben
oruç tutma ritüelini sırf bu yüzden takdir ederim
lanet olsun bana ne diyim.
sonuç
vucudum alışmalı tek tabağa bence.

bakış açısı 022323

yatakta seviştikten sonra istediğin gibi siktir olup bırakabildiğin kadın fahişendir
yatakta sevişmeyip yalnızca beraber uyuduğun kadın sevgilindir
yatakta önce sevişip sonra yanında uyuduğun kadınsa evli olduğun kişidir.

2 Şubat 2011 Çarşamba

protesto

defne joy'un ölümü
hayat bir siktir git dedirtti bana bütün gün...
işin kötüsü
birisinin ölmesinin dışında
hayatın olduğu gibi devam etmesi
6milyar insan yaşamayı protesto etsek ya
ya da ben bir sendika kursam
sikerim böyle hayatı diyenler diye
1 milyon olmaz mıyız
sikelim beraber böyle hayatı
olmaz mı ?

1 Şubat 2011 Salı

dj leon 5

ama ama çok sevdim lan :)




doz sana gelsin bu...bilgi:nilüfer ve 12 düet diye bir albüm niliferin 12 şarkısı rock şeklinde.düetler şebnem,hayko,teoman,4*4 galiba redd de vardı:)

cevabı bilen ben :) 2

birinci şans ile doğmamış olanlardanım
ikinci şansı da kullanamayanlardanım
peki bana 3.şansı verir misiniz?

(dün gece yatınca aklıma geldi daha güzeldi lan bu aklımda kaldığı kadarıyla olmasada mesaj yerini buldu:)

31 Ocak 2011 Pazartesi

dönüm noktası

ocağın son 50dakikası.ve bu ay benim için bir dönüm oldu belki de.aklımda kalacak bir keşke var artık.daha önce hiç olmamıştı.daha önce hiç keşkem olmamıştı ve artık var.işin ilginç yanı doğru olanın bu olması.bakalım neler olacak ileride.meraktayım.

turuncununda doğum günü bu aydı.

sen okuma artık bloger dost.özel bu:)

sadece sen oku -bir gün- turuncum:)

iyi ki doğdun turuncum.inan ne kadar güzel bir gündü benim için bilemezsin.doğum gününde yazamadım bu yazıyı çünkü bilinsin istemedim.ama ay sonu yazdım çünkü sana kutlayamadım doğum gününü.bari buradan kutlayayım dedim.hep mutlu ol.her şey güzel olsun senin için.ben seni ne olursa olsun,ne değişirse değişsin,hatta olmaz ama,olmazlığını gönülden istesem de oldu da başkasına aşık oldum ya seni yine ondan çok seveceğim.sonsuza dek.iyi ki doğdun turuncum.
iyi ki doğdun séraphin.asla unutulmayacak olan meleğim.hep mutlu ol.:)

30 Ocak 2011 Pazar

yazmalıyım

yazmayalıyım içinde kertenkele kelimesi geçen birşeyler.bir benzetme vsvs bulmalyıım,bir kendimce bir şey yazmalıyım.çok kıskandım çünkü.kelime güzel bi kere abi.cidden kertenkele.demesi bile zevkli.deseneize kendi kendinize yavaş yavaş sesinizi yükselterek çok mutlu olacaksınız bence.deneyin bi lütfen.sonra en yakınınızdaki çocukla kertenkele avına da çıkabilrisiniz.deneyin,lütfen

vaad

bir insan kendiyle ilgili her düşünceyi berbat edebilir mi evet edebilir.cevabıgöreceksiniz...beni izleyin lütfen yeter.
seçim vaadi gibi oldu dimi?:)

neden sonuç ilişkisi cümlesine örnek...

onu bu kadar çok sevmemin en mantıklı sebebi,yanındayken onun, kendimden nefret etmeyişim...

biliyor musun?

biliyor musun? kendinden nefret etmek çok meşegatli(yazım yanlışsa afola)bir iş. gerçekten. samimiyim. biliyorum çünkü ben. nefret ediyorum çünkü bendeniz kendimden.
gün çok yavaş geçer mesala.

sabah kalkarsın yine mi yaşıyorum dersin kendine. hani uykumda ölecektim ben dersin.

gidersin banyoya elini yüzünü yıkmaya, aynaya bakarsın ister istemez. sonra farkedersin ki kendi lanet yüzünü görmemek için o aynayı kaldırmışsındır. duvarda sadece izi vardır aynanın. bir an gülümsersin. kendinden nefret etmenin gülümsemesidir bu da. dudaklar hafif yana kayar o kadar. zorakidir ne de olsa. çünkü aslında ağlamak istersin daha sabahın köründe. ama yok ağlayamazsın. izin vermez gözlerin sana. belki o zaman insani bir duygudan dolayı kendini seversin diye düşünürler.
gözlerin bile seni sevmez,hem de böyle bir duygu yaşama durumu yokken. aslında sadece karşında olması gereken bir prensesi sevecek olmakla görevliyken. ellerine bile bakarken nefretle bakar o senin olan gözler. hele bir de o eller gözlerinden çok beğenildiyse bir çok gereksiz tarafından
sorma gitsin bu nefreti.
ellerin de boş durmaz aslında.
bazen gözünü oymaya kalkar. vucudun kontrol dışı hareket eder anlayacağın.


daha bak sadece sabahtayız,aynanın(ki yok aslında)karşısındayız.ama yazı nerelere geldi.
ayrıca kendinden nefret etmek dostum,çok da yorucu bir iş. eğer bir insan gün içinde 10 yoruluyorsa sendeniz, bu durumda, 10kere10 yorulursun.
öğlen olur, yemek yersin, tadı almazsın, belki sadece acı tatları alırsın ve ne şanstır ki sen aslında acıyı sevmezsin, çünkü dilin senden nefret eder,ağla ister, gözün ağlatmaz ve bu ikilemde kalırsın.göz ve dilse birbirlerine şarkılar armağan eder.

kalbinse en büyük düşmanındır zaten. nefretin doğduğu yer. sen ananin karnından tam 9 ayda doğarken, bu nefret senin kalbinde erken doğumla gelir yerleşir senin evreninin merkezine.
ve öyle bir kalptir ki bu senden nefret etmesine rağmen,sen sadece nefret duygusu üretebilir bu kalp derken, gider kızın tekine deli gibi sevi besler. ama yegane amacından şaşmamıştır aslında kalp. yani bir anlık sanrıyla sevginin hoş denizine bırakırsın ya kendini,iyi hissedersin ya kendini...
işte o zaman tuzağına düşmüşsündür kalbinin. çünkü o deniz öyle bir deniz ki ucu bucağı yok,kimsecikler yok,yaşam yok,balıklar bile yok,seni yemeesinden korkacağın köpek balığı bile yok. en kötüsü ise sevgiye karşılık yok. kısaca hayat yok ama ölüm de yok.
öğlen biter akşam biter gece biter yatarsın bugün bu denizde öleceğim dersin. ama yok ölmezsin.devam eder her şey.yine aynaya bakmaya -ki aslında o ayna yoktu- unutma!ve bir yazı yazarsın nefret etmekle ilgili
onu bile beceremezsin
kopuk olur yazı
kendi nefretinle beyninde,kalbinden,ellerinden,dilinden,gözünden nasıl kopuksan yazdığın yazı da kopuk olur.
kendinden benim diye bahsetmekten bile korkarsın
çünkü kendini yazmaya layik görmezsin.
ve yazıda aşkın nefrete bağlılığını anlatmak istersin
ama tembelliğinden burada yazıyı bitirirsin
en sonunda neden böyle yaptım diye kendinden nefret edersin.:)

sevgilerimle

29 Ocak 2011 Cumartesi

otobüs durağı

bugün bahçelide otobüs durağında gördüğüm tatlı kız
hani hiç düşünmeden eline 5dakikada bir kar topu alıp
pirzola filan yer gibi yedin ya
gönlümün sultanı oldun lan
evlenelim dicektim hani :D
ya da sadece kanka olalım ama hayatımda ol lütfen diyecektim .D
hem güzeldin de bence :D

28 Ocak 2011 Cuma

dj leon 4



şimdi güzel şarkı bence :) sevdim içilir buna :)






bu şarkıda on numaradır.en sevdiğim şarkılar listesine girmiş bulunmakta.hoş bu listenin başı neresi?_ ve de sonu var mı yok mu bilmiyorum ama var böyle bir liste işte :)

25 Ocak 2011 Salı

son rüya

ve nefesi tükenirken yaşamayı hatırlamıştı sarhoş
bölük pörçük kan kokan şiirinin son cümlesinde
ve ölüsünü isteyen küçük devlerden kaçarken
böyle ölmek istemiyordu sarhoş
sevdiğine son kez bakamadan
sevdiğine son kez seni seviyorum diyemeden
ama artık bitmişti herşey
gelmişti yolun sonuna
nefesi tükeniyordu
karabasan gibi boğazındaydı devler
ve unutmadığı yüze son kez bakmıştı
bu son rüyasında

başı ve sonu gelmedi :) :P

...
yaşamayı unutuyorum bu gece
yalancı gözlerinde kraliçe
...

24 Ocak 2011 Pazartesi

edit:denizel sorun

denizel sorunu yazarken denizin dediği

o zaman senden korkmalı yani

:)

demişti

ezelden alıntı kim bilir onlar nereden alıntıladı(cahilliğim için afola)

herkesin ikiyüzü vardır ama kimse ikisine birden aşık olmaz...
bu laf aslında çokça kullanılabilecek bir laf ya
ki kullandım ya zamanında
şimdi de tekrarlamak gerekir ya
ben turuncunun her ikiyüzüne de ayrı ayrı aşık olmuştum be
demiştim ona
o da biliyorum ya
inanması güç ama
demişti...

22 Ocak 2011 Cumartesi

gökyüzü

bir bakmışsın arkana
herkes yalan söylemiş sana
bir bakmışsın önüne
inancın bitmiş hayata
bir bakmışsın sağına
boşluk
bir bakmışsın soluna
başka bir boşluk
artık
nerede yürüdüğünden bile emin değilsindir
tependeki gökyüzü vardır sadece
bir gerçektir
bulutlarıyla mavisiyle
o da olmasaydı
ne yapardın
sevdiğinin yalanına şahit olduktan sonra?

16 Ocak 2011 Pazar

şekil

aşkla fısıldanan bir ninni gibiydi
o gün
kulağıma fısıldadığın
seni sevgisizliğimle öldüreceğim
sözlerin
daha sonrasıyla ilgili tek hatırladığımsa
ağzından çıkan dumanın şekliydi
kalp şekliydi değil mi ?

15 Ocak 2011 Cumartesi

denizel sorun :D

yalan söyleyen herkesi anında anlarım diyenden korkmalı asıl
çünkü gerçekten iyi bir yalancıdır kendisi

11 Ocak 2011 Salı

ALİ SAMİ YEN

Bir veda gecesi idi bugün.çok duygulandım lan.galatasaray aşkım kendimi bildim bileli var.fazlasıyla var.bazen tek sevincim bazen tek üzüntüm olur bu takım.bugün hem vedaya hem de ilk gole kadar olan kötü futbola çok üzüldüm ben.neyse umarım yeni stat ali sami yen'den daha çok yer eder kalbimizde.artık güzel futbol izlemek istiyorum takımımdan,barçayı(her zaman kıskanacağımı bilmekle beraber)daha az kıskanmak istiyorum :)

bir gün gs aşkımla ilgili de bir kısa film çekme projem de var.senaryo vsvs her şey hazır bile.bence süper olur gibi:)ama ne olursa olsun çekicem ben bu filmi arkadaş ahanda buraya yazdım :)

son olarak rezil bir yazı oldu farkındayım,aslında güzel şeyler yazabilmek lazım ama beyin ders çalışmaya o kadar odaklı ki yazamıyorum iki kelime adam gibi.afola afola.

damak

bazen yarım kalmış şiirlerde güzeldir
tadı damağında kalan bitmemiş aşklar gibi

9 Ocak 2011 Pazar

öyle ya da böyle

benim bugüne dek sayılı da olsa çıktığım,sarhoşken takıldığım kızlar arasında ortak özellikler :)

1.ses tonları güzeldi
2.sigara içmezlerdi(sonradan başlama durumu oldu ama)
3.pskolojileri bozuktu:)
4.beyaz ten ağırlıktaydı
5.takıntılı oldukları kelimeler vardı(istemsiz)misal ben hep mantıklı kelimesini kullanırım.bunun sebebi de bir şey dendiğinde cevapsız bırakmama alışkanlığımdır.madem bi şe dendi cevap vermeli mantığı ile mantıklı derim ben:) severim de kelimeyi... aslen çok da manalı.ve bi tabii ses tonlamalarına göre anlam aralığı artar.bu da iyi bir şey bence.
6.bir de fiziksel bir şey daha gerekse küçük göğüslüydüler--80-85---
sapıkça anlaşılmasın bu lafım lütfen.ama bana bu durum ilginç gelir.seksi bir hatun tarif et deseler kesinlikle 90lık göğüs kafandan söylenir,ama aşık olacağın kadın tanımını yap denirse fransız göğüslü hatun derim.tezat bir durum var ortada.örk:marion cotillard





böyle işte maksat yazalım oldu blogu unuttum sanılmasın diye :)
saygılar efenim

5 Ocak 2011 Çarşamba

duyuru8567

arkadaşlar öncelikle bloglarınızı bu aralar takip edemiyor oluşum için özür dilerim.yani yorumsuzum filan ama yazıları toplu okuyorum:)yayınlandığı gün okuyamadığım için afola.ama elden geldiğince takipteyim.neden elden geldiğince dersler yüzünden:)

onun dışında bir şeyi farkettim aranızda reklam alanlar varsa tavsiyem olsun(ne kadar tık o kadar para dimi sonuçta)geçenlerde ikarus adı altında yazdığım kayıt(ki bi cümle altı üstü ve foto)böyle bayaa bi tıklanmış,elbette benim okuyucu sayım 52 olduğuna göre bu tıklanma googlede aramalardan oldu.demek ki neymiş eğer reklam alıyorsan sitene gir sürü ile googlede aranacak şeyleri,foto filan ondan sonra tıklan da dur.sonuçta mesele tıklanmak değil mi?girip çıkması bile yeter:)

benim aklıma böyle alakasız bir blog açsam mı diye geldi.arada para gelir.az zaman ayırmak yeter.

neyse farkedince bu bilgiyi bişeyeler yazmak adına yazdım.gereksiz farkındayım:)
not:ben reklam almam bloguma,söz valla,açıkcası bence doğru bir şey değil,hoş görebildiğimi söyleyemem ama elbette bu bir seçim ve saygım sonsuz reklam alan bloglara.iyi kazançlar:)

MİM4

hadi biraz kafa dağıtalım.hero of dark room beni mimlemiş yine sağolsun.:)

somut bir mim.

neyse geçtim ben mime,herkes aynı girişi yapıyor zaten:)

1.yaş kaç?? 20 olacağım martta:)

2.ismimin son harfi? iki adım var benim hangisi? neyse biri e biri a diyelim o zaman:)

3.en sevdiğiniz renk? beyazdır.ama ayakkabı asla beyaz almam.:)

4.kilonuz kaç? açken 70 tokken 72:) göbeğim yok kesinlikle:)

5.boyunuz kaç? 183:) hedefim 190 olmaktı ama olmadı.

6.kaçıncı çocuksun? tekim ben.P

7.en sevdiğiniz şarkı? ayrım yapılabilecek bir konu değil be:)

8.sigara kullanır mısın? sevmem.tadı kafası olmayan şeylerle aram yoktur:)

9.alkol? affedersin ama a.............na bile k........:)

10.sarışın mı esmer mi? bana sorulacak soru mu lan kesinlikle turuncu ama tek bi turuncu:)

11.çayı fincandan mı?bardaktan mı? çay çok az içerim ben.hastayken filan anca.o zaman da çayı kim yaptıysa onun tercihine kalmış oluyor bardak.bana farketmez abi çay işte lan çok önemli bişe değil ki:)

doz büyücüsü
neslince
absimisa
göğebakmadurağı


buket seni mimlemedim.zaten senin pek gizlin saklın yok:P
hadi saygılar.haaa aklımda bi yılbaşını nasıl geçirdim yazısı var,üşenmekteyim şu aralar ama yazacağım kesin:)