beni unuttun geçtin ya
nasıl yaptın?
Gece gündüzle,gündüz geceyle bulandıkça. Birbirini altetmeye çabalayan bu iki düşman, bana işkence etmek için ,el sıkıp anlaşıyor; biri işe koşuyor,diğeri beni işten yoruyor. 'ne kadar parlaksın'diye iltifat ediyorum güne;'bulutlar göğü kararttığında yardım edersin'..diyorum ki,esmer tenli geceye yaranmak için de, 'sen aydınlatırsın akşamı,yıldızlar parlamazsa' yine de gün,gün geçtikçe uzatıp duruyor çilemi, geceyse ,her gece, derdimi arttırıyor. (sone 28,wıllıam shakespeare)
Çiseleyen yağmurun
altında
Bir hayaldi
Yalnızlığın son
bulduğu
Ankara
sokaklarında yürüdüğümüz
Elimi boşluğa
uzattığımda
Elimi tuttuğun
Bir daha
asla bırakmayacakmış gibi
Adımı söylediğin
Merak etme
Bir daha
yalnız kalmayacaksın tümcesi
Ve benim
yanaklarına kondurduğum buse
Yalnızlığın son
bulduğu
Bir hayaldi
Çiseleyen yağmurun
altında
Uyuduğun yerde
batardı güneş
Ve sen
uyandığında doğardı
Seni gördüğü
gün güneş
Dünyanın etrafında
dönmeye başlamıştı
Bulutlar geçemezdi
artık güneşin önüne
Gün hep
güneşli olurdu
Güneş sadece
seni görecekti
Öyle var
olacaktı artık
Evren sen
olmuştun
Sen gülünce
dünyada barış vardı
Sen üzülünce
üçüncü dünya savaşı
Güneş
anlatmaya çalışırdı bunu
Hep gül
derdi sana
Ama sesini
sana ulaştıramazdı
Mesafeler ve
mesafeler
Koca güneşi
bile üzmüştü
bir kez sadece
bir kez
terk edildiğinde
yalnız kaldığında
hayatını
hep yalnız yaşayacaksın gibi geliyor
teksin
ne olursa olsun
kimse yanında olmayacak
elinden tutmayacak
o his
senin için uzak
arada sıra umutlanacaksın
ama
bileceksin
yalnız kalacağını
sadece zamanı bilmeyeceksin
ne zaman
ve niye
yine niye
sevilmeyi mi hak etmiyorsun
ve hangi sebeple
ruhen ve fiziken
sadece bir
ötekisin
ötekilerden bile öteki
kan akacak göz pınarlarından
ve kimse görmeyecek
bir neyin var diye soranın olmaması
bunlara üzülme
unutma
kaderinde ölüm var
senin üzerine titrediklerin
ilk açığında celladın olacak
aşkın her hali sende
e haliydi
içimden ağlıyorum
gözyaşları değil
sana da değil
yaralarım
kan sızıyor sadece
içimden ağlıyorum
şimdiye değil
geçmişe değil
gelecek karanlık sadece
içimden ağlıyorum
sana muhtaçlık değil
aşka muhtaçlık
içimden ağlıyorum
ne saçına
ne gözüne
kalbim dondu kaldı sadece
içimden ağlıyorum
gündüzler gecelere girmiş
gece kaçıyor benden
ay ve güneş kayıp
ışık yok sadece
içimden ağlıyorum
gülümsemene değil
bunaltılar taşıyor sadece
içimden ağlıyorum
hayata değil
bekleyen intiharıma
pencerenin altında
defalarca canımı acıttın
ayrılma sebebinle
ayrılış şeklinle
ayrılışına giden yolda
özlememenle
nefret etmenle
davada konuşmamanla
ardında bıraktığın biri olmamla
çok acıttın canımı
en sevdiğim
en değerlim
ve haberin bile
haberin yok ölüyorum