1 Ağustos 2012 Çarşamba

psikolojik

ölümümü bu kadar düşünmem normal mi ?

intihar.

senle ilgili korkularım da var. sadece senin için olanların dışında. bu sefer benle ilgili. yanisi sen bana güven vermiyorsun hiç. sanki hiç umurunda değilim ve de mutluluğun için gerekirse en kolay harcayacağın şeyim. beni hiç düşünmezmişsin gibi. gelecekten bunu beklemem tuhaf mı? oysa bir de o var.
aklımı senden sonra çelen. en azından bana huzur veriyor o.ecem.bilmiyorum bana öyle geliyor ki senin beni getirdiğin uçurumdan beni çekip alabilecek biri.bunu yıllardır ilk defa düşünüyorum. başka kızlarla da tanıştım ama hiç biri bu etkiyi yaratmadı. senle kıyaslamadım bile onları.ecemi ise istemsizce kıyaslıyorum. sana olan benzerlikleriyle başlayan bir şekilde.
bu şekilde konuşmam yani yazmam bile o uçurumdan atılmam için bir sebep değil mi? hak ediyorum ölümü. ve buna rağmen ondan bir kurtuluş bekliyorum. oysa uçurumda olduğumu görmüşcesine alkolik diyor. zaten o fazlasını hakediyor hayatta. her şeyin. en iyisini. belki ona sevgimi ve de sana rağmen sadakatimi verebilirim. ama bunu anlar mı ? değeri var mıdır ? o vakit ben ömür boyu yalnız mı kalacağım? çünkü her şey sana rağmen yaşanacak hayatımda.
bugün onu göreceğim ve de sana yazıyorum. ve senin bundan haberin bile yok. çok ilginç. bunca şeye rağmen korkuya rağmen huzursuzluğa rağmen yine sen merkezimde yer alıyorsun bir şekilde. gerçek şu seni geride bırakıp tamamen hem de. hayatıma devam etmem gerekiyor. yoksa....

milenaya mektupları okurken 2

milena çekçede milenka demekmiş yani sevgili demekmiş

----


bir salon yeterdi sana oysa. ve şaşılacak şey tanrı senin için koca bir dünya yaratmış...

sitem

bazen anlamıyorum çevrene aldığın insanları. ben sana bakmaya dokunmaya bile korkarken,,, bilmem kim sana kaba davranabiliyor. sinirini bozabiliyor. sesini yükseltebiliyor. ve hayatında olmaya devam edebiliyor. sana ulaşmak bilmem kim için daha kolay oluyor. tamam ben hiç ulaşamayayım sana. seni hiç görmeyeyim. önemi yok çünkü biliyorum ki sen benimsin bir daha seni görmeyecek dahi olsam...ama o da görmesin. en azından senin güzel gözlerini görebilmeyi hak edebilsin. sesini duyabilmeyi. bana kalsa senle arkadaşlık kurmak için bile sınav açardım. ve inan bana bunu dünyada hiç kimse geçemezdi. hakları değil çünkü. ve ben saçının teline bile taparken zarar gelmesin isterken....geçmiş ve şimdinde ve de belki geleceğinde seni üzenler...sana bağırabilenler...nasıl olur sana sesini yükseltebilirler!!! ben ki sana sitem bile etmezken...ricam basit aslında.benim sana verdiğim değerinin birazını kendine ver. kendini üzecek insanları uzak tut. belki beni de. ama ne bileyim. anlayamıyorum bu durumu ve gerçeği. kabullenemiyorum da. bu denli aptalca hareket edişini...bu insanlara bu hakkı ne diye verdiğini...
bunu görmek bile inan bana beni öldürüyor.

milenaya mektupları okurken

yabancı olsam kızımın ismi direk milena olurdu. karakterden değil ismin tınısı mükemmel
...

daha önceki bir yazı değişirse
ben
sen ve onun arasındaki kafkayım....

..

.

ve ne mükemmeldir kafkanın mektuplarına senin franz kafka diye başlayıp yavaş yavaş senin diye bitirmeye geçmesi ve durumu sanki farklılık olsun diye göstermek adına tekrardan başka değişikliklere gitmesi....
acaba milena bunu görebildi mi ?

sigara


içimdeki acı belki şöyle tarif edilebilir:
düşün ki
biri seni sürekli kül tablası olarak kullanıyor
küllerin
ciğerlerini
o yakışı durmadan devam ediyor
ve su hiç bir boka yaramıyor
ve sıkıntı acının büyüklüğü değil
sürekliliği.!.
işte bu
içimdeki acıyı tarif edebilir...

muhasebe

ebedi uykuma senin yanında dalmak
sırf bu yüzden ölüm tarihimi bilirim...