ama bak bir insanın da kalbi sikilmez tamam mı
kim olursan ol arkadaş unutma bunu
acımasızlığın gereği yok
insan ol biraz
tanrı bile böyle can almaz
cehennemde bile yoktur böyle bir acı
eminim bak
ama cehennem var mı yok mu emin değilim
garipsel
delirdim
vsvsvss
okumasan mı ne
yazmak da aslında kendinle konuşma metodu sadece
o zaman terapi zamanı gelmiş değil midir?
o zaman sen okuyorsan ben yazıyorsam
aynı şekilde sen yazıyor ben okuyorsam
grup terapiye gitmemiz gerekmez mi?
niçe ve göte de gelsin
şekspir de
kızma isimleri böyle yazdım diye saygısızlıkdan değil
cahillik de değil
can sıkıntısı
okuma demiştim
ne dersin gidelim mi terapiye? :)
bir varmış bir yokmuş
ele ele bin bloger gitmiş
grup terapiye ne olmuş
terapist de bloger çıkmış
tamam soğuk espirimi de yaptım ben yatarım
iyi geceler :)
Gece gündüzle,gündüz geceyle bulandıkça. Birbirini altetmeye çabalayan bu iki düşman, bana işkence etmek için ,el sıkıp anlaşıyor; biri işe koşuyor,diğeri beni işten yoruyor. 'ne kadar parlaksın'diye iltifat ediyorum güne;'bulutlar göğü kararttığında yardım edersin'..diyorum ki,esmer tenli geceye yaranmak için de, 'sen aydınlatırsın akşamı,yıldızlar parlamazsa' yine de gün,gün geçtikçe uzatıp duruyor çilemi, geceyse ,her gece, derdimi arttırıyor. (sone 28,wıllıam shakespeare)
31 Ağustos 2010 Salı
sinir krizi
bugün sinir krizi geçirdim.
kendimden iğrendim
sevmiyorum öfkeli beni.
öfkeyi
öfkeli seni
ve öfkeli onları...
lanet olsun
ama yerinde olsun
tam kıvamında
fazla olmasın da
tadımız kaçmasın
keyfimizi bulalım bir şekilde
idealistçe doğru yolda
ama bu keyf
çay keyfi
ve ya çakır keyf değil
brokoli yeme keyfi gibi olsun
rica ediyorum bak
brokoli seviyorsan sorun yok
sevmiyorsan benim gibi
seviyormuş gibi yap
kızma bana
öfkelenme
yoksa lanet okurum
tamam tamam
lanet okuma
bak bitti.
acımadı değil mi?
gülme
kendimden iğrendim
sevmiyorum öfkeli beni.
öfkeyi
öfkeli seni
ve öfkeli onları...
lanet olsun
ama yerinde olsun
tam kıvamında
fazla olmasın da
tadımız kaçmasın
keyfimizi bulalım bir şekilde
idealistçe doğru yolda
ama bu keyf
çay keyfi
ve ya çakır keyf değil
brokoli yeme keyfi gibi olsun
rica ediyorum bak
brokoli seviyorsan sorun yok
sevmiyorsan benim gibi
seviyormuş gibi yap
kızma bana
öfkelenme
yoksa lanet okurum
tamam tamam
lanet okuma
bak bitti.
acımadı değil mi?
gülme
ilginç
fakirin bile fakiri ezdiği
zengin olan birinin bile
komünizm komüzim diye bağırdığı
bir dünyada yaşıyoruz ağlanası
değil mi, değil mi babası?
zengin olan birinin bile
komünizm komüzim diye bağırdığı
bir dünyada yaşıyoruz ağlanası
değil mi, değil mi babası?
30 Ağustos 2010 Pazartesi
düşün
ayın güneşe olan aşkı gibi
benim sana olan aşkım
düşünülebilir mi güneşsiz bir ay
düşünülebilir mi sensiz bir ben
sımsıkı sana bağlıyken
denize sana olan sevgimin resmini boyarken
düşünebilir misin sensiz bir ben
benim sana olan aşkım
düşünülebilir mi güneşsiz bir ay
düşünülebilir mi sensiz bir ben
sımsıkı sana bağlıyken
denize sana olan sevgimin resmini boyarken
düşünebilir misin sensiz bir ben
29 Ağustos 2010 Pazar
mitolojimiz
bir varmış bir yokmuş...efsanelere inanılmayan,mucizelerin olmadığı düşünülen,tek tanrıya inananların çok olduğu ve ya hiç bir tanrıya inanmayanların olduğu bir zamanda,öyle ki pan'ın,zeus'un,atalente'nin,apollon'un,artemis'in ve nicelerinin adının bile anılmadığı bir çağda geçer anlatacağım bu yakın geçmişteki masal.artık yüce tanrılar ve tanrıçalar ölmüştür ama onların torunlarının torunlarının...torunları dünyada yaşamaya ve tanrısal özelliklerini göstermeye devam etmekteymiş.içlerinden biri aşk tanrıçası aphrodite'nin soyundan gelen güneş renkli séraphinmiş.o da aşk tanrıçasıymış.dünyanın ortasında yaşarmış ve o kadar güzelmiş ki dünyada onun güzelliğini anlatabilecek tek bir varlık dahi yokmuş.onu gören her erkek anında aşık olur onun için her şeyi yapmaya çalışırmış.bu yüzden de dünyadaki her kız tarafından kıskanılırmış.séraphin buna çok üzülürmüş,kendisine aşık olan erkeklerin sadece dış güzelliğine kapıldığını bilirmiş ve de diğer kızların kıskançlığından hiç dost edinemezmiş.çevresindeki tüm arkadaşları da onu içten içe kıskanırmış.tanrıça da olsa gerçek bir dost edinmek onun da hakkı değil midir?erkeklerse hep aynıymış,yakışıklılar,çirkinler,zenginler,fakirler hepsi ama hepsi onun için bir şeyler yaparmış.kimi şiirler,destanlar yazarmış,kimi bir ülkeye başkan,kimi de nobel ödüllü bir bilim adamı olurmuş.olurmuşlar da olurlarmış ama hepsi séraphinin gözünde birmiş.o sadece uzaklaşmak istermiş ve dünyadaki her kızın mutlu olmasını istermiş.böylece en azından kıskançlık duygusunu hissetmekten kurtulacaktı.sahte bir aşk yaşamaktansa,yalnızlığı tercih edermiş.gel zaman git zaman hayatına léon diye biri dahil olmuş.léon da elbette güzelliğinden etkilenmiş ama o da tanrı zeus'un soyundan geldiği için tanrısal büyülerden etkilenmezmiş.içinden séraphin dışı güzel olduğu kadar içi de güzel bir tanrıça ise benim hayatımın eşi olmalı demiş.séraphin'i 'bizler tanrı ve tanrıçayız arada görüşmeli birbirimize dost olmalıyız' diye binbir bahanelerle tanımaya çalışmış.günler geçmiş,aylar geçmiş dış güzelliğine olan hayranlığı gibi iç güzelliğine de her gün aşık olmuş ve bu aşk artmış da artmış.séraphin de onu sevmiş aslında aynı şekilde aşık olmuş.ama léona inanamamış onunda tanrı da olsa diğer erkekler gibi sadece güzelliğine aşık olduğuna inanmış.kendisi aşık da olsa bu ona yetmezmiş,aşkına karşılık istermiş aynı güzellikte.ama öyle değilmiş léon gerçekten ama gerçekten aşıkmış.sonra karar vermiş séraphine istediği hayali vermeye.gitmiş irlanda diye bir ülkeyi kendi toprağı ilan etmiş ve oradaki herkesi göçe zorlamış.zeusun soyundan geldiği için irlanda gibi bir toprak parçası için ne insanlar ne de diğer tanrı ve tanrıçalar ona karşı bir şey dememiş.léon oraya yerleşmiş.önce deniz gören bir alana tahtadan bir ev inşa etmiş.çünkü séraphinin altında elmasta gözü olmadığını onu tanırken öğrenmiş.tahta evi yapmış evin arkasını da sadece orman yapmış.öyle güzel bir görüntüymüş ki orman ve denizin arasında kalan ev,,keşke her birimiz bir kere de olsa orayı görebilseydik.léonun tanrıçası için yapacakları bitmemiş.bu doğal ortama dünyadaki her hayvandan mutlaka bir iki çift getirmiş.kediler,köpekler,aslanlar,yunuslar,papağanlar aklınıza ne gelirse.séraphin de en çok kedileri ve yunusları severmiş.onlardan ise yüzlerce getirmiş,bu güzeller güzeli doğa harikası yere.artık rüyalara yakışır güzellikte aşk evi bitmiş.seraphin'i irlandaya davet etmiş.tanrıçam !beni sevmiyorsun ama sohbetini benden esirgeme evime bir günlüğüne de olsa uğra! diye séraphini gelmeye ikna etmiş.ve o gün bütün irlandayı séraphinle gezip,bol bol sohbet etmişer,gülmüşler ağlamışlar,birbirlerine sevgilerini anlatmışlar.bunun sonunda da séraphin aşkı bulduğunu anlamış.böylece leon ve seraphin sonsuza dek mutlu yaşamışlar.yunuslarla yüze yüze,papağanlarla sohbet ede ede,kucaklarında kedileri severek insanlardan uzakta,kıskançlık nedir unutarak yaşamışlar.üç de çocukları olmuş.onlara da eski tanrılardan isimler vermişler.apollon,artemis ve de en küçükleri
aphrodite.böylece çocukları ile birlikte dünyada sonsuza kadar mutlu olarak yaşamışlar irlandada.:)
işte benim hayatımda anca masallarda güzel olur.bunu turuncumla bugün konuşurken yazdım ya da yazdık işte öyle bir şey:)çocuk isimleri bayaa hoşumuza gitti:)
çok ilginç bir durum var aslında...o yüzden pek ifade edemiyorum ne oldu ne bitti diye.bugün mutluyum hem de çok onu biliyorum sadece.onu görmediğm günlere bir kez daha üzüldüm bir de şeye karar verdik reenkarnasyon denen şey kesinlike var yoksa ona bu kadar aşık olamazdım ben:)babilin inşasında filan aşık olmuş olmam lazım veya o kraliçe arıydı ben de işçi arı ve yine aşık olmuştum dinozorlar döneminde,çağında...
masal denemesi de fena olmadı galiba.
of turuncum of der bitirirm bu yazıyı.
aphrodite.böylece çocukları ile birlikte dünyada sonsuza kadar mutlu olarak yaşamışlar irlandada.:)
işte benim hayatımda anca masallarda güzel olur.bunu turuncumla bugün konuşurken yazdım ya da yazdık işte öyle bir şey:)çocuk isimleri bayaa hoşumuza gitti:)
çok ilginç bir durum var aslında...o yüzden pek ifade edemiyorum ne oldu ne bitti diye.bugün mutluyum hem de çok onu biliyorum sadece.onu görmediğm günlere bir kez daha üzüldüm bir de şeye karar verdik reenkarnasyon denen şey kesinlike var yoksa ona bu kadar aşık olamazdım ben:)babilin inşasında filan aşık olmuş olmam lazım veya o kraliçe arıydı ben de işçi arı ve yine aşık olmuştum dinozorlar döneminde,çağında...
masal denemesi de fena olmadı galiba.
of turuncum of der bitirirm bu yazıyı.
28 Ağustos 2010 Cumartesi
MİM
öncelikle mia ya çok çok teşekkürler hem beğendiği bloglar arasında olmak çok gurur verdi hem de ilk defa mimlendim sağol varol mia:)
1) Lakabın var mı varsa nedir?
vardır ayyaş,alkolik ve sokak köpeği seç beğen al:)
2) Son zamanlardan da dile dolanan şarkı?
nelly furtoda turn of the right.normalde yabancı şarkı söyleyemem bir de.ilk oldu valla.
3) En son ne zaman ve neye/kime aşık oldun?
turuncuya,bunu ona söylediğim zaman ise 2 yıl önce 24 haziran.
4) En son okuduğun kitap/film?
mitoloji masalları-müzehher erim,,,fifty cent filmiydi unuttum ismi :(
5) Son zamanlarda en çok özlediğin...
sağlam bir rakı masası
6) Bir günlüğüne ünlü biri (oyuncu/şarkıcı/politikacı vs) olma hakkı tanınsaydı kim olurdun?
bradd pitt(kendisini sevmem)ama jennifer aniston ile evli olduğu zaman olmalı:):P
7) Yarın sabah ki ilk planın?
uyucam uyanınca turuncu ile buluşcam:)
bunu yazacaktım ama ben :(
8) En sevdiğin huyun?
bakış açılarım
9) Şuan ki bölümünde/mesleğinde olmasan ne olurdun?
sinemacı veya psikolog
10) Okurken en zevk aldığın 3 blog?
orta karar,imge,incredo,mia wallace,pinkyfreud,variaus artists,göğebakmdurağı(betül), pelin ve de buster.
mimlenenler bu blogu takip eden(izleyici olan değil şu an yazıyı okuyorsa manasında:) ve daha önce mimlenmemiş olanlardır saygılarımla :)
not:mathildayı unutmuşum :( özür dilerim
1) Lakabın var mı varsa nedir?
vardır ayyaş,alkolik ve sokak köpeği seç beğen al:)
2) Son zamanlardan da dile dolanan şarkı?
nelly furtoda turn of the right.normalde yabancı şarkı söyleyemem bir de.ilk oldu valla.
3) En son ne zaman ve neye/kime aşık oldun?
turuncuya,bunu ona söylediğim zaman ise 2 yıl önce 24 haziran.
4) En son okuduğun kitap/film?
mitoloji masalları-müzehher erim,,,fifty cent filmiydi unuttum ismi :(
5) Son zamanlarda en çok özlediğin...
sağlam bir rakı masası
6) Bir günlüğüne ünlü biri (oyuncu/şarkıcı/politikacı vs) olma hakkı tanınsaydı kim olurdun?
bradd pitt(kendisini sevmem)ama jennifer aniston ile evli olduğu zaman olmalı:):P
7) Yarın sabah ki ilk planın?
uyucam uyanınca turuncu ile buluşcam:)
bunu yazacaktım ama ben :(
8) En sevdiğin huyun?
bakış açılarım
9) Şuan ki bölümünde/mesleğinde olmasan ne olurdun?
sinemacı veya psikolog
10) Okurken en zevk aldığın 3 blog?
orta karar,imge,incredo,mia wallace,pinkyfreud,variaus artists,göğebakmdurağı(betül), pelin ve de buster.
mimlenenler bu blogu takip eden(izleyici olan değil şu an yazıyı okuyorsa manasında:) ve daha önce mimlenmemiş olanlardır saygılarımla :)
not:mathildayı unutmuşum :( özür dilerim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)