5 Ocak 2011 Çarşamba

MİM4

hadi biraz kafa dağıtalım.hero of dark room beni mimlemiş yine sağolsun.:)

somut bir mim.

neyse geçtim ben mime,herkes aynı girişi yapıyor zaten:)

1.yaş kaç?? 20 olacağım martta:)

2.ismimin son harfi? iki adım var benim hangisi? neyse biri e biri a diyelim o zaman:)

3.en sevdiğiniz renk? beyazdır.ama ayakkabı asla beyaz almam.:)

4.kilonuz kaç? açken 70 tokken 72:) göbeğim yok kesinlikle:)

5.boyunuz kaç? 183:) hedefim 190 olmaktı ama olmadı.

6.kaçıncı çocuksun? tekim ben.P

7.en sevdiğiniz şarkı? ayrım yapılabilecek bir konu değil be:)

8.sigara kullanır mısın? sevmem.tadı kafası olmayan şeylerle aram yoktur:)

9.alkol? affedersin ama a.............na bile k........:)

10.sarışın mı esmer mi? bana sorulacak soru mu lan kesinlikle turuncu ama tek bi turuncu:)

11.çayı fincandan mı?bardaktan mı? çay çok az içerim ben.hastayken filan anca.o zaman da çayı kim yaptıysa onun tercihine kalmış oluyor bardak.bana farketmez abi çay işte lan çok önemli bişe değil ki:)

doz büyücüsü
neslince
absimisa
göğebakmadurağı


buket seni mimlemedim.zaten senin pek gizlin saklın yok:P
hadi saygılar.haaa aklımda bi yılbaşını nasıl geçirdim yazısı var,üşenmekteyim şu aralar ama yazacağım kesin:)

:(

kendime not: ninem bugün öldü.

29 Aralık 2010 Çarşamba

MİM

mimlenmişim:) Hero of Darkroom tarafında.teşekkür ederim çokça.önce bir sorunum var onu dile getireceğim.senin blogunda yorum yapamıyorum ben nedense...anlayamadım.ikidir yorum yapacağım yorum kısmına tıklayamıyorum mauselan.böylece de yazacağımı yazamıyorum.umarım anlatabildim derdimi.hayır yorum yapanlar da var.
onun dışında mime yazdıklarına yorum olarak şunu yazacaktım,senin listelediğin 10 şey var ya,eksiksiz benim için de geçerli.özellikle paraşüt meselesi içime çok dert olur.atlamadan ölmek istemem,bi tabii atlayıp ölmeyi de:) silah meselesini ben bıçaklanma olarak düzeltmek isterim.açıkcası bana silah doğrultulmadı hiç,ama bıçak çekilmişliği var.

farklı şeyler eklemek gerekirse



ha unutmadan arkadaşlar mim konusu yapamadığımız,yapmadığımız 10 şeymiş:)

daha önce de buna benzer bir mim söz konusuydu galib,ama salla ne mühimi var:)

ne demiştim eklemeler dimi?
peki nelere ekleme diyenlere:

http://icimdekiuzayli.blogspot.com/2010/12/yapiym-yap-mim.html

buyrun devamı ise şudur,

kimseyi aldatmadım,böyle aynı anda 3 kız filan hiç olmadı.tabii bunda benim yapmamış olmamın dışında,yakışıklı biri olmayışımın da etkisi olabilir:P bilemedim.ama hadi moral bozmayalım dimi:)

sonra bu yaşa kadar bence iğne korkumu yenmem lazımdı,yenemedim.iğnelerden hala tırsarım.aşı mı demeli yoksa.neyse anladınız siz.

spora gidip biraz kas yapma planım vardı,halen gerçekleşmedi,ama mevcut planlar dahilinde hala var.

ekleme olarak galiba bunlar yeter.ciddi anlamda Hero'nun yazdıkları benim için de geçerli.okurkan yuh aq dedim kaç defa.bu kadar da olmaz.özellikle paraşüt ve foto meselesi ile bir kıza çıkma teklifi etme kısımları baya şaşırttı.

neyse mimlediklerime gelirsek de:

göğebakmadurağı,
imge,
doz büyücüsü
mia
ve son olarak
nah a perfect day

sanırım yeterli.daha önce mimi yazdıysanız ve farkında olmadıysam ya da daha kötüsü ve genelde olduğu üzere farkedip unuttuysam afola:) saygılarımla.

yeni yıl yeni yıl siktirsing gitsin:)

yeni yıla her zamanki gibi kafayı çekerek girecek olmanın mutluluğunu yaşıyorum:) öyle böyle kafa çekmicem hem de.her yıl standart arttırımına gidiyorum zaten.bakalım bu yılbaşı gecesi ne olacak.zaten benim için tek manası bu bunun:)limitleri görme günü filan:)

yeni yıla ait dileğim ise şu üniversite sınavında bu sefer harbiden başarılı olmak.hoş bu aralar biraz tembelleştim,dileği pek gerçekçi kılmayan bir durumdayım ama olsun.dilek ne de olsa:) tabii benim gibi sınava girecek olanlara da başarılar dilerim,özellikle imgeye.bi nevi kader ortağı olduğumuzdan o başarısız olursa ben de başarısız olurmuşum gibi bir his var içimde.imge adam ol ders çalış kazan.diğer ricacıklarımı listeliyeceğim:P

sonra yeni yıl,ne bileyim lan benim özel gün anlayışım yoktur.eskiden içmekten ibaretti(çok eskiden lan,düşününce yazık bana) ama şimdi her daim kafa iyi olduğundan bi özellik filan kalmadı.sınava yine hazırlanmıyor olsam çalışırdım da.seneye kesin çalışacağım yeni yıl da.bakarsın noel baba neim olurum:)gözlüklü olur mu ki?

işte gördüğünüz gibi yeni bir yılın bir artısı filan yok sadece yeni planlar o kadar.onlar da eskiyecek bir gün.o zaman kasmaya gerek yok.haydi içelim:)


ama benim halen yazasım var lan.nabıcaz?okur musun:)annem sigarayı bırakmamış bugün öğrendim.çok üzüldüm.doktor ölürsün dedi lan.boru mu? bıraktırmam lazım ona sigarayı.

neyse ya.bi bok yok kısaca yeni yılda.bir gün daha o kadar.hadi canlarım herkese güzel kafalar dilerim.alkolünüz bol,kazanız az olsun:)

başlıkla pek alakalı olmadı dimi yazı?neyse tekrar başlığı oku,çünkü aslen duygularım başlık ifade etmektedir sadece:)

26 Aralık 2010 Pazar

şeytanmış

dediler ki şeytana aşık oldun dostum
ben de dedim ki olsun pişman değilim...

dj leon 3

ama bu hatunun sesi cidden güzel:)



bi de tabii bunu da çok sevmiştim.geç oldu ama olsun:)

25 Aralık 2010 Cumartesi

gazeteden bir parça

okursan helal:)


yıl 1983 saat 23

bu mektubu yazmak ve yazmamak arasında çok gidip geldim.çok düşündüm.en sonunda acı da olsa,üzücü de olsa siz sevdiklerime bunu yazmam gerektiğine karar verdim.


hayatım boyunca yüreğimin derinliğinde,beynimin merkezinde sakladığım bir sırrı paylaşacağım bu mektupta sizlerle.evet çok büyük bir sır.her gün içten içe beni yiyen bir sesin sırrı.ölümün sesinin sırrı bu.ölüm bendenizle konuşmakta.bana her gün yap demekte.'yap öldür onu,ya da onu ya da şunu ,bunu.farketmez aslında sadece yap.öldür gitsin.farketmez çünkü o kadar çok ölecek insan var ki,zamanı dolmuş insan var ki bu dünyada bana yardım etmen lazım.. diğerleri gibi senin de''. diye başımın etini yiyen bir sesin sırrı bu.sizleri dinler gibi yaptığımda dinlediğim sesin sırrı veya bir yere daldığım zaman dinlediğim sesin sırrı.
işte bu dediğim ses o kadar katı ve net ki,duyduğunuzda iliklerinizin donmasına sebep oluyor...o kadar tereddütsüz ve emin ki kendinden...duyduğunuzda ona güvenmemek imkansız.o kadar aklı başında bir ses ki,onun gerçektne azrail olduğuna inanmamak da elde değil.o ses evet benimle yıllardır konuşan,yardım etmemi isteyen ses,büyük olasılıkla azrailin ta kendisi.çünkü kendisi bana yorulduğunu söylüyor,yardım gerektiğini söylüyor ve bu yapacağımın sadece bir iyilik olduğunu söylüyor.ses,ses,ses,günaydın da diyor,iyi geceler de.ama asla susmuyor.ve rüyalarda bile inanın bana rüyalarda bile benimle bu ses.

ölümün sesi.ne kadar acı değil mi? bir de daha kötüsü var dersem size?ne düşünürsünüz?aklınıza daha kötüsü gelir mi?sesin bazen benim ses tonum olmasına ne dersiniz?ve bazen sesin söylediklerine benim sesimin eklediği lafın evet yap,yap ki zevk al,yap ki yaşam nedenine kavuş demesine?ve ansızın,,,,,,,,,,,



yıl 1991 saat yine 23

bu mektubu,yani devam mektubu olacak mektubu yazıp yazmamak arasında bendeniz yine gidip geldim.daha önceki mektubu yazarken ses dur artık dedi,bari bu sözümü dinle dedi ve durdum.bağırmaya da başlamıştı..ve açıkcası beni öldürecek olmasından korktum ben de.

korktum çünkü yazının devamında size sesin,benim sesime dönüştükten sonra beni nasıl kontrol etmeye başladığını anlatacaktım.olay şöyle gerçekleşiyor ses her zaman önce öldür diyor,öldür diyor,ben dinlemiyorum elbette onu ve sonrasında benim sesime dönüşüyor,bu sefer yavaş yavaş dinlemeye başlıyorum kendi sesimi.belki de içsesimi.ama hayır o sadece azrailin sesi.ben bu kadar acımasız olabilir miyim ki?..
konudan uzaklaşmayalım değil mi?kendimi savunmaya çalışmama gerek yok benim.neyse işte.
kontrolünüzü kaybetmek nasıl bir his inanın tecrübeyle öğrenmemelisinizdir..öğrenriseniz buna benim gibi dayabileceğinize ihtimal vermiyorum.çünkü bir an her şey duruyor,bütün sesler,yani gerçek dünyadaki sesleri kastediyorum,susuyor ve hücrelerinizin kendi kendine haraket ettiğine tanık oluyorsunuz.sanki siz bir ruhsunuz ve uzaktan bedeninizi izliyorsunuz gibi oluyor.bedeniniz kendi kendine eline bir bıçak alıyor,içeride ölmesi gereken biri olduğuna kalbinin her atışıyla inanıyor,bıçağı elinde çeviriyor,kansız kokusunu kokluyor ve maktül adayına doğru yöneliyor...o anda gerçekten korkuyorsunuz...ve belki de (en azından benim için böyleydi)bu korku sayesinde bedeninizi tekrardan ele geçiriyorsunuz.kontrol size dönüyor,bıçağı haliyle görünmeyecek bir yere kaldırıp,vucudunuzun titremesini kesmesini bekliyorsunuz.çünkü vucudunuz ruhunuza öfkelenmiştir çoktan,engel olduğu şey için.

öldür kendini,öldür,yazma öldür piç,möldür amına koyduğumç....asdasasdasugebergeberbgeegc


yıl 1997 saat yine 23

özür dilerim bu mektbunun şimdiye kadar bitmesi lazımdı.ama bu sefer bitecek söz.

azrailin(en azından adına azrail dediğimiz sesin)öfkesini de 2.ek olan mektupta açık olarak gördüğünüüz umuyorum.lütfen beni anlayın.durum vahimdi hep.daha da üzücü olanı neydi biliyor musunuz?bazen(ki daha sık olan buydu)birini öldürmekten zevk alacağıma gerçekten inanıyordum.muhteşem bir duygu olacağını düşünüyordum.
işte bendeniz hayatım boyunca bu yüzden siz sevdiklerimden kaçtım,iyi bir baba veya eş olamadın,elbette evlat da.bu yüzden bu kadar büyük olduğunu düşündüğüm bu sorundan dolayı,kısacası bir katil olmamak için bir ayyaş oldum,bir de keş.çünkü ancak kafam iyi iken ses susuyordu,çünkü kafam iyi yatınca rüyalarım da sadece renkler oluyordu.elbette siyah olmuyordu.o azrailin rengiydi ne kadar sevsem de.özür diliyorum sizlerden sevdiklerim.yaptığım ve yapamadığım her şey için.

bir tabi de şimdi yine yapamayacağım şey için.bu mektubu sizlere vermeyeceğim için.


yıl 1999 saat yine ısrarla 23
katil olmadan ölüyorum,ne mutlu zararsız ve eşsiz ruhuma....


böyle yazmıştı ayyaş,adı vasiyet olan son mektubuna.belki okunmasını asla istemedi,ama nerden bilebilriiz ki bunu istmeyenin sadece ses olduğunu.ayyaş 1999un aralık ayında kendi bileklerini keserek,kendisinin KATİLİ olarak öldü işte.ve kanla bu son cümlesini yazdığı mektup siz sevgili okucyularımıza sunulmuştur.

insanlık öldü,telaş yapmayın lütfen! ama susmayın da gazeteciliğin bir başarılı hayat daha-- yazısının sonuna geldik.saygılarımız oğuz babaya.